Aslı Yurdakul: Kadın sadece işe gidip gelerek başarılı olamaz

Çalışan ve okuyanlar için pazartesi sabahına serotonin hissi uyandıracak bir içerik hazırlayalım dedik. Atlantis Funny City Eğlence Merkezleri Pazarlama Müdürü Aslı Yurdakul’u yerinde ziyaret ettik. Işıl ışıl oyun alanlarının içerisinde bowling topları seçme keyfini yaşarken bir yandan da sohbetimizi gerçekleştirelim dedik.

Üst düzey bir misafirperverlik, etkisinden çıkamadığımız bir enerji  çve samimiyet ile ağırladı bizi Aslı Hanım… Sohbetin devamında kariyere dair, kadına dair, eğlenceye ve motivasyona dair pek çok başlık bulabilirsiniz.

İşte keyifli günün detayları;

Ferit ÖMEROĞLU / ÖZEL HABER
f.omeroglu@eniyikadin.com

“Tecrübe en birinci kriz yönetimi kılavuzu.”

Ferit Ömeroğlu: İş tanımınızın sürekli koşuşturma, kriz ve stres yönetimi ve zorluklarla mücadeleyi gerektiren dinamikleri olduğunu düşünüyorum. Sorum şu olacak: nasıl başa çıkıyorsunuz?

Aslı Yurdakul: İş tanımı olarak çok doğru;  şu an ki mevcut işimde ciddi bir koşuşturma ve yoğunluk var. Eğlence sektörü denildiğinde akla tüm gün salonlarda bowling oynayarak vakit geçirildiği geliyor, fakat işin gerçek yüzü tamamen farklı. Hayatınızda tüm dengeleri eşit oranda vakit, çaba harcayarak stabil tutmanız gerekiyor. Özel Hayat, Ev, İş, Hobiler vs.. Bu benim 8. Sektörüm. Kulağa inanılmaz gelebilir ama cesur bir kariyer yönetimi sürdürmek istedim ve tüm bu çeşitli işler bana deneyim, donanım olarak geri döndü. Dolayısıyla bu sorunun tam olarak cevabı bende, kriz yönetimi –ki kriz aniden gelen ve haberiniz olmadığı anda hızlıca aksiyon almayı gerektiren bir süreç. Bunu yönetmenin, sürdürülebilir kılmanın tek yolu deneyim, yaşanmışlıklar. Yoğunluk ve stres ortamını yatıştırma vs. gibi beceriler için tamamen daha önce de benzer şeyler yaşamış olmak gerektiğini ifade edebilirim. Tecrübe en birinci kriz yönetimi kılavuzu.

“Kadın başarıyı hedefliyorsa sadece iş yerine gidip gelerek bunu başaramıyor.”

Sizi tanıyalım biraz da… Virajlarınız neler oldu hayatta, kırılma anlarınız.. Sizi sizden dinleyebilir miyiz?

Yaklaşık 20 yıldır çalışma hayatının içindeyim, Kendi adıma çalışma kurallarımla ilgili en net söyleyebileceğim şey; hırslı, istekli, hevesli ama hepsinden çok daha önemlisi iki şey ise çalışkan ve öğrenmeye meraklı olmak. Gençlik zamanlarımdan beri yanlış bir ifade kullanmak istemem ama bir itiraf sanırım iş hayatına dair; eğer kadın başarıyı hedefliyorsa çalışan olarak sadece iş yerine gidip gelerek bunu başaramıyor. Herhangi biri olmak istemiyorsanız fark yaratmalısınız. Örneğin 1967 yılında Boston Maratonu’nda Kathrine Switzer 261 numaralı formasıyla tüm engellemelere rağmen erkekler arasında koşarak tüm kadın maratoncuların önünü açtı. Fark yaratmak zorundayız. Bu şu demek yaptığınız iş de fark yaratmak, fark edilmek istediğinizde daha çok emek veriyor, meraklı oluyor ve kendinize değer katıyorsunuz bunu bilmek için alim olmaya gerek yok ama işinizi seviyorsanız biraz ‘’gözde’’ olmak istemelisiniz, bu sizi mutlaka fark edilir biri yapacaktır. 5 yıl Bankacılık, 5 yıl Telekomünikasyon, kısa süreli Güvenlik Hizmetleri gibi çeşitli farklı işler yaptım fakat temelinde her zaman aynı görev de yer aldım, değer katmak, satış, pazarlama gibi. ATLANTİS FUNNY CITY’de tüm bunlara ilave olarak marka geliştirme için de çok ciddi mesai harcıyoruz, sektörde ne yaparsak öne taşır bizi diye kafa yoruyoruz.

Başarı için farklılaşmak gerektiğine inanıyor musunuz? Farklılaşmak nedir sizce? Siz nasıl farklılaşıyorsunuz?

Size biraz anılarımdan bahsedeceğim. İlk bankada çalışmaya başladığımda henüz çok gençtim. Zamanla işlere alışıp, deyim yerindeyse çalışma hayatına karıştığımda daha bir meraklı, terfi için çabalı, delice çalışan ve hiç durmadan mesai yapan birine dönüştüğüm zamanlar oldu. Elbette insanız ve tabii kadın çalışanız. Mekaniğimiz bir erkek çalışandan farklı. İş hayatının içindeyken doğum yapıyoruz, çocuk yetiştiriyoruz, kendimizi de unutmamaya özen gösteriyoruz. Hayatın tüm getirdiklerini sevgi ile saygı ile karşılamak gerek. Zamanla öğreniliyor. Size şunu söyleyeyim, sabaha karşı uykunuzdan uyanarak ekibimizle gece kulübüne takım elbiseli ‘GSM hatları satmak için’ işletmeci ile görüşme yapmaya gittiğimiz oldu ve sözleşmeler imzalatıp çıktık. Önemli bağlantılara erişmek için çok çalıştık. Günlerce ve bazen aylarca projeleri kovaladık durduk. Kapı kapı gezerek de satış yaptım, ekip de yönettim. Tüm bunlar hayatımda iyi ki var dediğim mihenk taşlarıdır. Çünkü çalışmayı, sonuca ulaşmayı, başarmayı seviyorum. Neden sevmeyeyim. Başka türlü bir yöntem bildiğimi de söyleyemem. Tek tarif çok çalışmak, diğerlerinden sıyrılmak istemek, iflah olmaz bir meraklı olmak…

Kariyerinizde unutamadığınız spesifik bir anı var mı okurlarımızla paylaşabileceğiniz?

Elbette sayısız anım var çünkü işimin kimyası gereği anı biriktiriyorsunuz. Hem çok eğlenceli sonradan güldüğünüz şeyler olabiliyor hem de hüzünlü… 20’li yaşlarımda bankada şube müdürüm beni fena hırpaladıktan sonra aşağı inip ayna karşısında delice ağlayıp sonra tekrar hiçbir şey olmamış gibi makyajımı yapıp yerime geçip hoş geldiniz efendim diyerek çalışmaya devam ettiğim oldu. Çok sevdiğim bir müşterimin yanına gidip tahsilatını yaptıktan sonra, yaklaşık 6.000 dolar ödemeyi sırt çantama koyup sırtıma taktım. Müşterim araba nerede diye sorunca ‘otobüse binip şirkete döneceğim, bugün ben de araç yok’ dediğimde yüzündeki ifadeyi hiç unutamam. Kızım bin arabaya ben seni şirkete bırakayım hala benim paramı taşıyorsun dediğinde çok güldüm. Genç yaşlar bunları da yaşatıyor. Stabil bir iş yapmıyorsanız bir günün diğerine benzeme olasılığı daha düşük, bu durumu her zaman avantaj olarak gördüm ve mutluluk verici buldum.

“App Store ve Google Play üzerinden bizi indirin ve hediyenizi kazanın”

Atlantis Eğlence Merkezleri’nin bizim henüz keşfetmediğimiz ama sizden dinledikten sonra dikkatimizi çekecek imkanlarını anlatın dersem, ne paylaşırsınız?

Umuyorum ki bu sorunun cevabı karşısında okuyanlar ‘’biz zaten bunu biliyorduk’’ derler ki bu benim için muhteşem olur. Biz çok güzel Doğum Günü Partileri yapıyoruz ve yine çok şahane eğlenceli Şirket Bowling Turnuvaları yapıyoruz. Pazarlama ve Operasyon tarafının dinamik hali bu. Hiç bitmeyen hep yükselen Organizasyon trafiğimizden de ileri geliyor, gösterişli, coşkulu finaller, madalyalar, kupa töreni, konfetiler, mikrofon ve sunum eşliğinde müthiş frekansa sahip, tam bir motivasyon etkinliği olarak tasarlanan turnuvalar yapıyoruz ve yine sektörde bir ilke imza attık, mobil uygulamaya girdik. App Store ve Google Play üzerinden bizi indirin ve hediyenizi kazanın dedik. Burada amaç müşterimizi daha iyi tanımaktı elbette. Daha iyi okuyabilmek istedik, misafirimiz bizden tam olarak ne talep ediyor. Hangi kampanya, hangi kurgu daha çok iş görüyor, bunu tespit etmek istedik. Şimdi yeni dönemde dünyada da, ülkemizde de daha öne çıkan ‘’kişiselleştirilmiş pazarlama aktiviteleri’’ , ‘’Sana Özel’’ çalışmalarımıza start verebileceğiz. CRM bir ayrıcalık, müşterimizin kendini özel hissetmesi ile yakından ilgileniyoruz.

Pazarlama ile satışı karıştıran ciddi bir kitle var diye düşünüyorum. Pazarlama nedir? Satış nedir? Pazarlama deyince aklımıza ilk bir ürünü satmak mı gelmeli, bir ürünü değer katacak argümanlarla sunmak mı gelmeli?

Aslında bir bütünün parçaları olduğunu söyleyebiliriz. Pazarlama hazırlık aşamasında, iş geliştirme de, iş büyütme de ve karlılık yaratıyor mu buna kafa yorma tarafında esas rolü oynuyor. Satış ise sonlandırmada daha aktif, oluşum aşamasında değilse de ortada bir proje varsa en kritik görev tabii ki satış tarafının sonuç analizi yaparken, geri dönüşüm raporu alırken muazzam bir heyecan duyuyorsunuz, yaptığınız işin sahada da tutması çok önemli. Bu yüzdendir ki Satış ve Pazarlama olmazsa olmaz organik bağa sahip. Bütünleşik bir iş yapmayı başarınca sonuçlar da hep keyifli. Ben toplantılarda bütün ekibe hep benzer sunumlar yapıyorum ki ezberleri gelişsin. Müdürlerimiz deneyimli ve tecrübe bizim işimizde çok avantaj yaratıyor. Satış konusunda destek vermek üzerine de kaslarını geliştirmiş kişiler ile çalışıyor Atlantis Funny City, bu işin temel de bir bütün olduğunu unutmadığımızda işler elbette büyür, çoğalır. Pazarlama bir süreç başlatıp yönetmemiz demek, benim şimdiki işimde ve tabii ki son noktada ekibin katılımına, inanmasına ihtiyacım oluyor, bu konuda da her zaman yanımda olan, katılımcı çalışma arkadaşlarımız var.

“Markada süreklilik yoksa başarı yok demektir.”

Ülkemizde marka yönetimlerine yapılan yatırımlar ile ilgili bir sorum olacak.  Markaya değerine yatırımlara yeterli bütçeler ayrıldığını düşünüyor musunuz? İlave sorumda; ayrılan bütçelerden beklenilen karşılık alınıyor mu?

Bu çok güzel bir soru, markalarla ilgili başarı hikayelerini çok okurum ama zaman sıkıntım var ise okuyamadığım dönemlerde videoları izlerim. Sözünü önemsediğim, büyüme modelini değişik bulduğum her şeyi incelerim ki bu kimi zaman herkesin bildiği dev bir marka değildir. Başarılı işletmelerin modellemelerine baktığınızda, reklamdan, fark yaratmaya, inovasyondan, başka firmalardan fikir esinlenmeleri bile okuyoruz. Doğru uygulamaya zaman, emek, para harcadığınızda sizler, bizler bir kitaptan işte başarı hikayem şeklinde okuyoruz. Pazarlama, satış ve marka yönetimi hep dinamik, canlı tutmanız gereken bir yapı. Benim pazarlamanın en sevdiğim taraflarından biri kreatif olmayı da gerektiriyor. Kreatif olabilmek için de eş zamanlı çaba harcamanız gerekiyor. Bu şekilde sizi ifade eden her şey sizi tarihe taşır. Bakın en iyi jingle, yüz yıldır değişmeyen logo, hep aynı renk ve slogan… Bunlar çok değişikliğe gidilmemesi gereken, hafızaya kazınılan en önemli şeyler bence. Hedefe kitlenip, detaylarla, ayrıntılarla kafa karıştırmamak gerektiğini düşünüyorum. Hayatta her şey gayret, zaman istiyor. Marka olmak çok kısa sürede olsa da bana göre süreklilik olmadığında yine başarı yok demektir.

İş hayatına yeni atılacak iş kadını adaylarına neler söylemek istersiniz? Farklı olsun ama… Onlar neyi iyi yapmalı, neyi hiç yapmamalı?

Yeni iş hayatına atılanlara hep söylediğim tek bir şey var; meraklı, dinleyen ve en önemlisi çalışkan olmaları… Ben de gençken çok dinleyen taraf değildim. Zamanla bir şey fark ettim ki hep konuşursanız bildiklerinizi tekrar edip duruyorsunuz. Yeni bir şeyler ancak dinlerseniz ve okursanız geliyor. Gözlemle, tecrübe ile de perçinlersiniz. İlber Ortaylı’dan alıntıdır tabii ama dünyayı gezsinler, gezsin, keşfetsinler. Yapılacak onlarca spor, öğrenilecek diller, gezilecek yerler, farklı farklı işler, sektörler var. Asla yapmasınlar diyeceğim şey de tabii ki yakın çevremin de tahmin ettiği gibi, kendilerini mutsuz eden şeyleri yapmasınlar, iş hayatında mutsuz olunan şeyi orada bıraksınlar.

5 yıl sonra bugün yeniden buluşacağımızı düşünelim. Her şeyin yolunda gittiğini düşünürsek, sizleri nerede görmüş olacağız?

Bu soruyu daha genç olsaydım çok havalı cevaplarla süslerdim ama zaman içinde her şeyi kusursuz yönetmenin zorluklarını iyice görüyorsunuz. Biz Atlantis Funny City olarak 6 Şubesi olan bir işletmeyiz ayrıca 2 şube de yurtdışında bulunuyor. Sorumluluklarınızın artması, toplantılar, iş, ev ve tüm dengelere aynı oranda yoğunlaşmak gibi maharetler gerektiriyor. Bunları yapamadığımı söyleyemem ama çok yardım aldığımı da itiraf etmeliyim başka türlüsü de mümkün gözükmüyor. Ciddi planlamalar yapmadım açıkçası… Kendiliğinden çok çalışkan imajı üstünüze oturuyor istiyorsanız şayet, bunun olumlu geri dönüşünü aldım. Bir arayışım olmasa dahi… Göreceğiz hep birlikte, umuyorum en iyisi olur her zaman.

Eğlence bir sosyal ihtiyaç hepimiz için. Yeterli imkanı ayıramıyoruz belki de çoğu zaman. Aslı Hanım  – çalıştığı markanın etkisiyle – sosyal ihtiyaçlarımız için bize hangi tavsiyelerde bulunabilir? Ne kadar vakit ayırmalıyız, bu vakti nasıl değerlendirmeliyiz sizce?

Bizim salonlarımız çok bilinir yerler. Pek çoğu eski salonlar, müşterilerimiz yıllardır bizimle… Fakat biz sektör olarak sadece kendi kategorimiz ile rekabet halinde değiliz. Sinema da, buz pateni de, tiyatro da veya konser de sosyal aktivitedir ve dinlenme, eğlenme için yapılan aktivitelerin tamamı sosyal ihtiyaç giderme üzerinedir. Gelelim bizim ekstra fark yarattığımız noktaya bizim yeni açılan Arena Park AVM Salonumuzdan örnekleyeceğim. Bowling var, bu demektir ki, yetişkin de vakit geçirip eğlenebilir. 7D yine keza aynı şekilde her yaşa hitap ediyor. Kum havuzu da var, pek çok oyun makinası da… Tercih edilmemizi tetikliyor bu unsurlar… Benim tavsiyem sadece sektörün içinde olmamdan kaynaklı değil fakat mutlaka eğlenmeye vakit ayırmalıyız. Serotonin, Dopamin, Endorfin olmazsa olmaz… Eğlendiğiniz de, mutlu olduğunuz da ortaya çıkan hormonlar… İstanbul ve çalışma şartları kolay değil, tüm koşullar (trafik bile yeterli)  haftanın her günü yorucu tempo gerektiriyor. Bundan kendinizi mahrum etmemelisiniz. Sosyal hayata vakit ve bütçe ayırmak, kısıtlı da olsa, gerekli diye düşünüyorum.

Merhaba ben Deniz. 1991 İzmir doğumluyum ve psikoloji mezunuyum. Araştırma yapmayı ve yeni bilgiler öğrenmeyi çok severim. Part-time olarak da faydalı olabilecek bilgileri yazıya dökerek sizlere aktarmaya çalışıyorum. Takipte kalın, bilgiyle dolun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir