ATTDer Genel Bşk.Yrd.Fidan Kurt: Biz çocuklara ölümü hiç yakıştıramıyoruz

Hasta veya yaralılara ilk yardım ve acil bakım uygulayan, gerektiğinde en uygun sağlık merkezine naklini sağlayan sağlık profesyoneli bir kadınla buluştuk bu hafta. Acil tıp teknisyeni, aynı zamanda paramedik  ve de Acil Tıp Teknisyenleri ve Teknikerleri Paramedik Derneği Genel Başkan Yardımcısı sevgili Fidan Kurt ile mesleğin içindekiler, tercih etmek isteyenler ve uzaktan merak eden bizler için aklımızdaki soruların cevaplarını konuştuk.

Hiç merak etmeyin… Acil vaka anısından, ”ambulansların sirenleri, içerisinde her zaman bir hasta olduğu için mi çalar?” sorusuna kadar her şeyi konuştuk. O da tüm içtenliği ile yanıtladı.

“Kadın her şeydir” mottosunun kattığı ilham ile farklı meslek gruplarında hikayesi olan kadınlarla buluşma heyecanımızda durak Fidan Kurt oldu anlayacağınız,

İşte keyifli sohbetin detayları;

Ferit ÖMEROĞLU/ÖZEL HABER
f.omeroglu@eniyikadin.com

Ferit Ömeroğlu: Merhabalar, öncelikle kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

Fidan Kurt: Acil tıp teknisyeni aynı zamanda acil tıp teknikeriyim, şimdiki adı ilk yardım ve ambulans bakım teknikeri olarak geçiyor.  Namı değer paramedik… 112’de çalışıyorum, 19 yıldır bu sektördeyim. 2007’de devlet sektörüne geçtim. Şanlıurfa ilk görev yerimdi. Beş yıl Şanlıurfa’da görev yaptıktan sonra 2012’de İstanbul’a geldim. Hala İstanbul’da çalışıyorum. 2009’dan beri de Acil Tıp Teknisyeneri ve Teknikerleri Paramedik derneğinde aktif olarak görev yapmaktayım. Şu anda da genel başkan yardımcılında dış işler ve ar-ge sorumlusu olarak görev yapıyorum. Aynı zamanda özel bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışıyorum.

Mesleğe adanmışlık böyle bir şey galiba? Çünkü aynı alanla ilgili zengin bir geçmişiniz var.

Eğer bir alanda iyiyseniz ve bu alanda birilerine yardım etmek istiyorsanız o alanda ilerlemek en iyisidir. Farklı alanlarım var aslında ama kendimi yetiştirmek ve bir şeyler katmak için var. Kendim iş güvenliği uzmanıyım aynı zamanda. Aslında iş güvenliği mezunuyum daha sonra paramedik okudum. Zaten lise çıkışlı sağlık personeli olduğum için.

Son yıllarda sağlık alanlarındaki mesleklere büyük rağbet var. Acil Tıp Teknikerliği de bunlardan birisi olmasına rağmen birçok kişinin çok da sağlıklı bilgisi yok bu konuda. Acil Tıp Teknikerliği hakkında bilgi verebilir misiniz?

Hasta veya yaralılara ilk yardım ve acil bakım uygulayan, gerektiğinde en uygun sağlık merkezine naklini sağlayan, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okullarının İlk ve Acil Yardım bölümünden mezun olan sağlık profesyonellerine Acil Tıp Teknikeri yani Paramedik ünvanı verilir.

“İnsanların en zor zamanlarında onlara yardım etme ayrıcalığına sahip bir mesleğin fertleriyiz”

Acil Tıp Teknikerliğinin olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir? En çok sizi ne zorluyor?

İnsanların en zor zamanlarında onlara yardım etme ayrıcalığına sahip bir mesleğin fertleriyiz. Örneğin bir trafik kazısında veya kalp krizi geçiren bir hastaya ilk yardım ve acil bakım uygulayarak onların yeniden hayata tutunmasına vesile oluyoruz. Bir hayat kurtarmanın mutluluğu tarif edilemez.

Bu kutsal görevin en zor tarafı sürekli stres altında bir meslek. Daha 112 numarasının aranması ile başlayan bir stres. Olayın ve olay yerinin stresiyle 112 yi arayarak panik halde adresini bile tarif edemeyen, öfkeli, sinirli, stresli insanlardan öncelikle olayın ya da hastanın durumu ve adres bilgileri hakkında bilgi almaya çalışıyoruz. Çağrıyı alır almaz komuta merkezi tarafından en uygun ambulansın olay yerine hareket etmesi ile trafikte ayrı bir stres. Trafikte duyarsız sürücülerin yol vermemesi, uyanık sürücülerin ambulansın arkasına takılarak hem bizi hem de trafikteki diğer araçları tehlikeye sokması. Ve ambulans kazaları sonucu hayatını kaybeden onlarca meslektaşımız var. Olay yerine ulaştığımızda ise çevresel faktörler nedeniyle yaşadığımız stres faktörleri.

“ATT eğitim süresinin ön lisansla sınırlı olmasının yeterli olmadığını ve lisans seviyesine yükseltilmesi gerektiğini düşünüyorum”

Acil Tıp Teknikerliği için sizce 2 yıllık bir eğitim yeterli mi? Acil Tıp Teknikerliği eğitiminde neyi değiştirmek isterdiniz? Eğitimde eksik olan şeyler var mı?

Dünyadaki eğitim sürelerine baktığımızda her ülkenin kendi eğitim sistemi içerisinde farklı uygulamaları görmekteyiz. Ülkemizde ise son yıllarda yapılan düzenlemelerle paramediklere hastane öncesi acil tıp sisteminde aktif bir rol ve sorumluluk üstlenmiş durumda. Bu nedenle eğitim süresinin ön lisansla sınırlı olmasının yeterli olmadığını ve lisans seviyesine yükseltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Binlerce kara ambulansı, helikopter ve deniz ambulansları, kar paletli ambulanslar vb… Ülkemizde hastane öncesi acil sağlık hizmetleri baş döndürücü gelişmelere sahne olmaktadır. Bu nedenle hali hazırda çok sınırlı olan Yüksek Lisans programlarının sayısının artırılarak, Doktora bölümlerinin de hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Acil Tıp Teknikerliğinin çalışma saatleri nasıl?

Acil Sağlık hizmetleri 7 gün 24 saat kesintisiz sürdürülmesi gereken bir sağlık hizmetidir. Bu nedenle 24 saatlik nöbet sistemi esasına göre çalışılmaktadır.

Acil Tıp Teknisyenlerinin çalışma şartları ve çalışma ortamı nasıl?

Meslektaşlarımız hastanelerin acil servislerinde, 112 komuta merkezlerinde, 112 Acil Sağlık Hizmeti İstasyonlarında, İş yerlerinde iş yeri hemşiresi olarak çalışmaktadır.7/24 kesintisiz bir sağlık hizmetinin sunumunda görev aldığımız için hafta sonu, bayramlar gibi resmi tatillerde de görev yapmaktayız. Ayrıca çalıştığımız ortam ambulans kazaları, bulaşıcı hastalık, stres vb. birçok fiziksel, çevresel ve psikososyal risk faktörü açısından oldukça fazla risk taşımaktadır.

Daha önce de söylediğim gibi sağlık alanındaki meslekler büyük rağbet görüyor. Bunun en önemli sebeplerinden birisi de elbette iş garantisi. Acil Tıp Teknikerliğinin iş alanı ne durumda?

Maalesef böyle bir algı sonucunda bütün üniversitelerde gereğinden fazla kontenjan açılarak çok kısa sürede çok fazla mezun sayısına ulaştık. Hali hazırda da bu devam etmekte olup, önümüzdeki zaman diliminde bu konuda çok fazla mağduriyetlere şahit olacağız. Mezun olanların atanamadığı ve iş bulmakta sıkıntı yaşadığı bir gelecek bizi tehdit ediyor. Bu nedenle süratle Sağlık Bakanlığı ve Üniversiteler arasında gerekli koordinasyon sağlanarak gelecekte öngörülen istihdam planına göre okulların kontenjanları revize edilmelidir.

“Kaç yıllık deneyimim olursa olsun, ben hala çocuk vakalarından çok fazla etkileniyorum.”

Mesleğinizde yaşadığınız ilginç bir olayı bize anlatabilir misiniz? Acil vakalarla ilgili unutamadığınız bir anı var mı?

Şunu söyleyebilirim ki kaç yıllık deneyimim olursa olsun, ben hala çocuk vakalarından çok fazla etkileniyorum. Çocuk ölümlerinden… Şanlıurfa’da gittiğim bir vakada, o esnada annesi ilgilenmediği için servis aracı geri giderken çocuğu eziyor, taşa takıldım zannedip bir kez de ileri gidiyor… İki defa kafatasının üzerinden geçmişti ve beyin dokuları dışarıdaydı. Annesi ve çevredeki çocuklar görmesin diye bizim ilk işimiz çocuğun üstünü örtüp beyin dokularını saklamak olmuştu.  Ben o vakadan çok etkilenmiştim ve gün boyunca hiçbir vakada kendimi toparlayamamıştım. Gittiğimiz vakalarda biz sadece ilk müdahalesini yapıyoruz gönderiyoruz ama onların gerçekten de böyle hayata dönme şeklini ve sonraki hayatlarını biz takip edemiyoruz.

Merak edip takip ettiğiniz oluyor mu?

Merak edip takip ettiğimiz oluyor ama hepsini edebilme şansımız maalesef yok, ettiklerimiz de oluyor. Bazen hastaların kendisinin bize geri dönüşü oluyor.

İlginç bir duygu durumu…

Evet, hipoglisemi vakalarında yani bir hastanın kan şekerinin normal değerlerinin çok altına düştüğü durumlarda hastanın bilinci tamamen kapanmaktadır. Bu hayatı tehdit eden ciddi bir durumdur. Biz ambulans ekibi olarak böyle bir hastaya ulaştığımızda acil müdahale olarak damar yolunu açarak serum içerisinde glikoz yüklemesi yapıyoruz. Ve hastanın dakikalar içerisinde bilinç düzeyinde gözle görülür bir iyileşme olmakta ve bizleri fark etmektedir. Bizim yaptığımız müdahalenin sonucunu görebildiğimiz en önemli vakalardan birisidir hipoglisemi vakaları.

“Biz çocuklara ölümü hiç yakıştıramıyoruz”

Beyin dokularının dışarı çıkması çok ilginç bir vaka olmuş, sizde etkisi de çok olmuştur.

Biz o kadar ölüm görüyoruz ki… Bizim için hiç mi etkilenmiyorlar diye düşünebilirsiniz. Ama biz çocuklara ölümü hiç yakıştıramıyoruz. Ben hala çocuklardan çok etkileniyorum.

Uzun yıllardır bu meslekte olduğunuz için eksiklikleri tespit etmişsinizdir mutlaka. Şu şöyle olsaydı diyebileceğiniz neler var? Bu meslekte neleri değiştirmek isterdiniz?

Ülkemizde ilk yardım ve acil sağlık hizmetleri konusunda yeterli düzeyde bilinç yok maalesef. Daha öncede ifade ettiğim gibi daha 112 numarasının aranması ile başlayan stres faktörlerinin en aza indirilmesi bu alanda toplumun bilinçlenmesi ile mümkün olacaktır.

Ayrıca bir Türkiye gerçeği olan kanayan yaramız eğitim sisteminin bir parçası olarak okullarda daha kaliteli bir eğitimin verilmesi için önemli bir mesafe kat etmek zorundayız.

Bu mesleği tercih edecek kişilere bir öneriniz var mı?

Bizler bu mesleğin ilk mezunları olarak önümüzde örnek alabileceğimiz büyüklerimiz yoktu ve bu anlamda ciddi sıkıntılar yaşadık. Acil sağlık sisteminde özellikle ambulanslarda çalışmak birçok risk faktörü içermektedir. Bu mesleği tercih etmek isteyenlerin zor bir meslek olduğunu bilerek tercih etmeleri gerekmektedir.

Sıradan bir vatandaş zorunlu olarak  ATT görevi görmesi gerektiğinde ilk yapması gerekenler nelerdir?

Bilinçli vatandaş bizim için çok önemlidir. Bir trafik kazası, bir motor kazasıyla karşılaştığımızda olay yerinin güvenliğini sağlamak bizim en başta istediğimiz şey. Çünkü olay yerinin güvenliği sağlanmazsa ikici bir kaza riski çok yüksektir. Mesela trafik kazasında olay yerinde bir sızıntı var mı? Kontağı kapatmak, el frenini çekmek gibi şeyler yapılabilir. Daha sonra 112 aranabilir. 112 bilgilendirilirken özellikle istediğimiz şey adresin net olması, kaç yaralının olduğu, kişinin olay yerinden ayrılmaması, telefonun net olması ve etrafta yaralıya müdahale edilecek kişilerin durdurulması. Olay yerinde özellikle travma vakalarında, trafik kazalarında en büyük hasar maalesef bilinçsiz bir şekilde hastaya yardım edelim derken, çıkartmaya çalışırken veriliyor. Hiçbir şey bilmiyorsanız hastaya dokundurtmayın, olay yerinin kontrolünü sağlayın ve 112’ye haber verin diyoruz.

Acil Tıp Teknisyeni ve Paramedikler  için Fidan Hanım’ın buradan söylemek istediği, onlara iletmek istediği hassasiyet taşıyan hususlar var mı?

Meslektaşlarıma güncel bilgileri takip edip bilgilerini sürekli güncellemelerini öneriyorum. Bu bizim görev tanımımızın, almak zorunda olduğumuz mezuniyet sonrası eğitimlerimizin belirlendiği yönetmelikle de düzenlenmiştir. Bizim mesleğimizde hataya yer yok. Bizim yapacağımız hatanın bedeli maalesef kaybedilecek bir yaşamdır. Bu nedenle bilgi ve becerilerimizi sürekli güncellemek zorundayız.

Acil vakalarda şüphesiz hastanın tansiyonunu ölçüyorsunuz hemen. Peki o an sizin tansiyonunuz kaç oluyor ? 🙂

Benim tansiyonum normal oluyor. Belki ilk zamanlar olsaydı çok anlık düşüşler olabilirdi. Çünkü heyecandan genelde tansiyonum düşer. Yaş ilerlediyse yükselir. Benim muhtemelen düşerdi anlık paniklediğim için öyle durumlar ilk başlarda oldu ama şu an normalim. Ciddi olaylarda panik yaşadığım söylenebilir. Tansiyon değil de nabız artışım olabiliyor.

Ne kadar ciddi olaylarda oluyor?

Eğer yetemediğimi düşüyorsam. Büyük trafik kazalarında tehlikeli maddeler varsa o gibi durumlarda veya ekip olarak yetersiz olduğumuzu düşündüm zamanlarda olabiliyor.

İlk vakanızı hatırlıyor musunuz?

Atandıktan sonra ilk vakam trafik kazasıydı. İki tane var, biri medikal diğeri trafik kazasıydı.  Trafik kazasında benim çalıştığım yer ilçeydi merkeze 1 saat, 90 km uzaklıktaydı. 45. kilometrede bir yer vardı biraz virajlı bir yerdi ve çok sık trafik kazaları oluyordu. Biz de o trafik kazasına gittik. Trafik kazasına gittiğimizde kişi sakız çiğniyormuş o sırada. Tır şoförü ve bir kaza geçiriyor, ciddi kafa travması var bilinci kapalı. Ben özel sektörden geçtiğim için özel sektörde çok deneyimlemiştim. Hastaya ilk müdahalesini hemen yapmıştık ama bir türlü hava yolu açıklığını bir türlü sağlayamıyordum. En sonunda entübasyon yapmaya çalıştığımda sakızın gırtlağa yapıştığını fark ettim. Aspiratörle temizlemeye çalıştığımda bile çok sıkıntı yaşadım. Entübasyonu gerçekleştiremedim maalesef ama hava yolu açıklığını sağlayarak merkeze naklini sağladık. Acil servise gittiğimizde de aynı sıkıntıyı orda da yaşadılar. Mesela o hastanın o an geri dönüşü olmamıştı. Ciddi bir kafa travması vardı ve onu kaybettik. SVT dediğimiz ritim bozukluğu var biliyorsunuz, nabzın hızlı atmasından kaynaklanan bir şey mesela o hastaları da ben çok seviyorum. İlaç yapıyorsun, ritim düzeliyor.

Hastalık ve ölümle yaşamak nasıl bir şey sizin için?

Çok gerçekçi bir şey hayata sizin gibi bakmıyoruz. En azından ben bakmıyorum kendi adıma konuşayım. Erkek kardeşimin göğüs ağrısı vardı. Taşikardi olduğunu söyledi. Ben de geçer heyecandadır dedim. 18 yaşından beri bana söylüyordu. 112’yi arayayım mı dediğinde ben ona hayır 112’yi gereksiz arayamazsın diyordum. Kardeşimin supraventriküler taşikardisi varmış. Çok panik yaptığında, heyecanlandığında müdahale edilmesi gerekiyor. Ben de sen kendini ifade edebildiğine göre, kendin hastaneye gidebilirsin dedim. Daha sonra bu sık sık yaşamaya başladı bunu. Acil servise gittiğinde müdahale edildi. Sen çok soğuksun, biz senin aileniz istiyorsun ki bacağımız kopsun, ölelim daha sonra 122’yi arayalım diyor. Bakış açım biraz daha değişti. Bir de ilk yardım bilmek çok önemli bence bu konuda yeterince bilinçlenmiyoruz.

Nasıl bilinçlenebiliriz?

Mesela biz dernek olarak sürekli eğitimler veriyoruz. Dışarıda eğitimler veriliyor.

Eğitimler ne kadar sürüyor?

İki gün, bazen bir gün sürüyor.

“Ambulanslar gereksiz siren çalmaz”

Ambulanslarla ilgili merak edilen soruyu paylaşmak isterim. Ambulans geçerken hepimiz merak ederiz. Sirenleri çalan ambulansın içinde her zaman hasta olur mu?

Ambulanslar gereksiz yere siren çalmaz. Çünkü bütün 112 ambulansları gps sistemi ile sürekli komuta merkezi tarafından kontrol edilmektedir. Ambulanslar çağrıyı aldıktan sonra olay yerine en kısa sürede ulaşmak zorundadır. Bu süre zarfında siren çalmasına rağmen ambulansta hasta yoktur. Yani olay yerine ulaşmak için siren çalıyoruz. Sonuç olarak tekrar ifade etmek istiyorum. Ambulanslar gereksiz siren çalmaz.

Kaç kişiyi kaybettiniz bugüne kadar? (Tahmini)

Sayı vermek çok zor ama çok kişi diyebilirim.

Durumu çok ağır olan ve ambulansın içerisinde müdahale ettiğiniz ve zaman sonra kendine gelip, yıllar sonrada karşınıza çıkan bir hasta oldu mu?

Üç yıl önce yaşadığımı söyleyebilirim. Çalıştığım yerde bir vakaya gittim doktor arkadaşımla beraber hasta bizimle konuşurken bir anda bizim önümüzde bilinci kapandı. Biz kalp ritmine baktığımızda şoklanabilir bir ritim olduğunu gördük. Hastaya direkt defibrilasyon  yani şok uyguladık. Zaten şok uyguladıktan bir süre sonra hastanın ritmi düzeldi. Hastayı iki defa şok uygulaması yaptık, hasta kendine geldi. Biz onu en son deniz ambulansıyla naklettiğimizde hasta bizimle konuşuyordu ve daha sonra bu hasta eşiyle beraber bizi ziyarete geldiler. Ellerinde çiçekleriyle, güzel bir not yazmışlar; “Çok teşekkür ederiz sayenizde hayattayız iyi ki varsınız, Allah yokluğunuzu göstermesin”  

Görevde değilsiniz. Bir olayla karşılaştınız. Reaksiyonunuz ne oluyor? Müdahale ediyor musunuz?

Anında müdahale ediyorum. Hiçbir şekilde arkamı dönüp gitmiyorum. Zaten yasal olarak müdahale etmemiz gerekiyor ama onun dışında eğer bu meslekteyseniz ve bu mesleği iyi yaptığınızı düşünüyorsanız sokakta gördüğünüz bir şeye müdahale etmeme gibi bir şansınız yok. Şöyle bir örnek vereyim; geçen gün otobüsteydim, otobüsü durdurdular, dedilerki arkada fenalaşan biri var. Daha sonra 112’yi aradılar. 112’yi arayacaksınız da hastayı gördünüz mü, hastayı indirin görevli arasın, hem hasta hakkında bilgi versin hemde adres bilgilerini versin. Tamam, ben ilgileneceğim dedim, gittim çocuğu değerlendirdim. Geçmiş olsun neyin var dedim, ben epilepsi hastasıyım dedi. Şu anki sıkıntın ne, epilepsi hastası olmak bir sorun değildir. Şu anki sıkıntını öğrenebilir miyim dedim? Ben ilacımı kullanmadım dedi. Neden diye sordum param yok dedi. Amacı para toplamaktı orada. Daha sonra bana döndüler dediler neyi varmış? Şimdi ben iki şey diyebilirim, epilepsi desem neden bıraktın diyecekler, diyemedim. Dedim ki, arkadaşlar bir şeyi yok hasta, ilacı yokmuş para vermek istiyorsanız verin, ilacını alsın. Şu an ambulans gerektirecek hiçbir şey yok dedim. O zaman tamam dedi herkes sırtını döndü. Böyle durumlarda müdahale etmiyorum. Ama başka türlü uçakta, otobüste karşılaştığımda müdahale ediyorum ve gerekli görürsem 112 yi arıyorum.

“15 Temmuzdan sonra iki ay boyunca toparlanamadım”

Her meslekte olduğu gibi, mesleki dezenformasyonu sormak istiyorum. Siz mesleki anlamda dezenformasyonla karşılaştınız mi?

Şu anda yok ama dönem dönem olmadı değil. O tükenmişlik sendromu, iniş çıkışlarım oldu. Mesela 15 temmuzdan sonra oldu bende iki ay boyunca toparlanamadım. O gece gerçekten çok kötü bir geceydi. Hiçbir yer güvenli değildi ve biz bu şartlarda canımız pahasına yaralılara müdahale etmeye çalışıyorduk. Çok fazla yaralı vardı ve bütün yaralılara aynı anda ulaşarak müdahale etme şansımız yoktu. Olayın şokuyla insanların feryat figan çığlıkları arasında yaralılara müdahale etmek büyük bir psikolojik travmaydı. Ama müdahale ettiğimiz, kurtardığımız her hastada “iyiki bu işi yapıyorum “dedim.

Merhaba ben Deniz. 1991 İzmir doğumluyum ve psikoloji mezunuyum. Araştırma yapmayı ve yeni bilgiler öğrenmeyi çok severim. Part-time olarak da faydalı olabilecek bilgileri yazıya dökerek sizlere aktarmaya çalışıyorum. Takipte kalın, bilgiyle dolun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir