Bugün:15 Kasım 2019

Bircan Bali: Türkiye Ekonomisini Sarsacak Yasak Aşk Haberini Veremedik!

Türk televizyonlarının -birkaç yıldır- en dobra kadın ismiyle buluştuk dersem egzajere yapmış olmam. Magazin Haberciliğine ve TV programcılığına farklı bir soluk, adrenalin ve yenilik getirdiği de su götürmez bir gerçek olsa gerek. Övüldüğü kadar -hatta bazen daha çok eleştiriler de alsa- eleştirenler dahil birçok kişi konu magazin gündemi olunca bu isme bakıyor. O’nun sözleri, yorumları ve programdaki sunuş mizacı hep bir gündem konusu…

Sevgili Bircan Bali, bizleri kırmayıp davetimize iştirak etti.  Dobra ve “yanlışım ve doğrum ile ben buyum, düşüncelerim dilimde dolaşır, içimde değil” bakış açısına sahip her konuk ile her şeyi konuşabilme özgürlüğü var. Kimilerinin yaklaşmaktan korktuğu, kimilerinin eleştirdiği, kimilerinin sert bulduğu, kimilerinin de çok sevdiği Bircan Bali ile buluşmak, sohbet etmek, magazin gündemini masaya yatırmak doyumsuz bir muhabbete yol açtı.

Satırların bu kısmına geldiğinizde zihninizde oluşan sorulara cevap olarak: “evet, evet arkadaşlar. Onu da sordum, çok fena bir cevap verdi”

Ferit Ömeroğlu / ÖZEL HABER
f.omeroglu@eniyikadin.com

Ferit Ömeroğlu: Söylemezseniz olmaz mı gerçekten diye başlayayım…

Bircan Bali: Söylemezsem hiç olmuyor. Dilim şişiyor uyuyamıyorum. (gülüyor) Sorumluluk hissediyorum insanlar da bilsin istyorum. Çünkü bu zamana kadar herkes herkesi kandırmış. Ben bilsinler istiyorum bu yüzden söylüyorum.

Ünlülerin korkulu rüyası deniyor sizler için… Katılıyor musunuz? Neden böyle bir yaklaşım var?

Neden böyle bir yaklaşım var söyleyeyim çünkü doğruları söyleyen çok az insan var artık. Beni durduramıyorlar ilginç bir şekilde. Tehdit ediyorlar. Mahkemeye veriyorlar, susturma kararı çıkartıyorlar. Ben yine bir yolunu buluyorum, söylüyorum. Korkulu rüya kısmına ister istemez katılmak durumundayım çünkü korkmadığımı biliyorlar. Ben onlardan korkmayınca onlar benden korkuyorlar.

“O yasak aşk haberini verseydik Türkiye ekonomisi sarsılırdı!”

Hiç sunmaktan, gündeme getirmekten çekindiğiniz bir magazin haberi oldu mu?

Evet, oldu. Tabi şu an burada onu söyleyemeyeceğim çünkü Türkiye’nin çok önemli ailelerinden… Yani ekonomiyi etkileyecek ailelerden öyle söyleyeyim. Yasak aşkları geliyor önümüze… Açıklasak evliliği bitecek, Türkiye’nin ekonomisi sarsılacak çünkü bu evlilik göz göze, kulak kulağa, burun buruna, kalp kalbe verilmiş bir evlilik değil. Bir şirket kurumu gibi evlilik düşünün. Onlar ayrılırlarsa Türkiye’nin ekonomisi mahvolur öyle düşünün. En önemli şey en yakın arkadaşlarından aldığım detaylar. Mesela şimdi senle ben çok yakın arkadaşız sana çok önemli bi sırrımı verdim ama senin de çok yakın bir arkadaşın var. İşte ben o ikinci söylenen çok yakın arkadaşım.

Başarılı olmadığınızı hiç kimse iddia edemez kanaatimce. Uzun yıllardır aynı programda reytingler zirvede ve gündemi belirleyen aktör olma pozisyonunuzla çok ciddi bir başarı yakaladınız ve devam ediyor. Sorum iki şıklı olacak.

A) Magazin Haberciliği’nin Messi’si diyebilir miyiz size?

-Hayır. Çok teşekkür ederim estağfurullah. Messi gol atıyor mu? Ben gol atmayı çok severimde… (Gülüyor)

B) Magazin Haberciliği ve programcılığında ardınızdan gelecek isimler için bir rehber olacak mısınız ilerde? Şayet böyle bir sorumluluk üstlenirseniz verdiğiniz eğitim programında öğreteceğiniz esas ilkeler ne olurdu?

– Estağfurullah. Öncelikle çok teşekkür ediyorum, birilerine ders falan vermek gibi olmasın ama senin soruna otomatik cevap vereyim. Bildiğim ve yaptığı tek şey, doğru bildiğime inandığım, bir kere doğru mu değil mi onun teyidini aldıktan sonra yürüyorum. Sizin haberinizi, işinizi boşa çıkaracak hiçbir şekilde topa girmeyin, emin olun. Teyit edin, ondan sonra bir Allah’ın kulu bile size doğru haber karşısında hiçbir şey diyemez. Tek bildiğim şey doğruları savunmak.

İsimler değişti, gündemler, zaman geçti. Değişmeyen programın ismi ve Bircan Bali oldu. Söylemezsem Olmaz ve Bircan Bali markalarını bugünlere kadar taşıyan şey bir sırsa bu sır nedir sizce?

Ben o kadar kendim gibiyim ki. Bir sırrım daha var izleyici yapmacık mı doğru mu hemen anlıyor. Ben de o yüzden yayından önce hiçbir VTR izlemiyorum. Yayında izliyorum ve beni yakın çekin diyorum çünkü ben gerçek tepki vereceğim. Karısını öldürmüş, işte bıçaklamış ben onu üç dakika önce öğrenirsem orada tepki veremem. Aldatmış, Ahmet Kural Sıla’yı dövmüş bunu benim açıklamalarını yayında öğrenmem lazım en büyük sırrı bu. Spontane.

Yani bundan önce programa veda eden sunucular doğal değil miydi?

Ben aslında Söylemsem Olmazdan gidenler için söylemedim,  kendi formumu söyledim. Söylemezsem Olmazdan gidenler “neden gittiler” bunu inan yönetim biliyor. Böyle bir algı var, sanki ben insanların ayağını kaydırıyormuşum da kanalı benim üzerime yapmışlar.. Onu da söyliyeyim, benim kimseyi işe alma yetkim olmadığı gibi işten çıkartma yetkim de yok. Ben sadece çok iyi bir çalışma arkadaşıyım. Sanırım kanalın benimle devam etme sebebi bu. Onlar daha iyi bir çalışma arkadaşı olmadığı için gittiler.

Keşke ve iyi ki almak istiyoruz sizden.. Keşke olmasaydı ve yaşamasaydım dediğiniz ve de bir de “iyi ki” yaşadım ve oldu dediğiniz duygular var mı, nelerdir?

Keşke bu kadar çabuk güvenmesem insanlara ama iyi ki bu sektördeyim maneviyatı sorgulatıyor. Keşke dediğim şeyi bu sektör bana iyi kileştiriyor.

Kendiniz ile ilgili en çok gurur duyduğunuz şey nedir?

-Çok maddesel bir dünyada yaşıyoruz. En büyük servetim maneviyatımın çok güçlü olması bana çok güvenebilirsiniz. Ben inanılmaz güven veren ve hiç kimsenin arkasından iş çevirmeyen bir insanım. En büyük servetim bu çünkü çok az insan kaldı böyle.

”Sunuculuk yapmasaydım kesinlikle şu meslekte ilerlemek isterdim.” dediğiniz bir meslek var mı?

Ben siyasal bilimler fakültesi mezunuyum. Siyaset okudum. Sunucu olmasaydım bu ülkede bürokrat olurdum. Çok iyi bir siyasetçi olacağıma emindim. Türkiye’ye güven veriyorum.

Bu dobralığınızın olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir acaba?

Çok olumsuz yönleriyle karşılaşmadım kırtasiyecilik dışında. Kağıtlar evraklar imzalar susturma kararları. Bunlar benim işimin gerçekten tozları ben o tozu alıyorum. Tehditler falan umrunda değil. O kadar çok geliyor ki. Artık tanımadığım numaraları “evet siz nereden vuracaksınız beni.” diye açıyorum. Ama en güzel yanı diyelim uçağa bineceğim, sıradayım. Benden otuz yaş büyük teyze gelip diyor ki “ben tam onu söyleyecektim.” O kadar güzel bir duygu ki. Beni çok handikapa sokan bir yaşam tarzına geçtim. Benim insan ilişkilerim çok iyidir ama magazin konuşacaksam ünlülerle bir tık samimiyeti kesmem veya mesafeli olmam gerekiyordu ben şöyle bir yol çizdim; ünlü ya da ünsüz yüzüne baktığımda arkasından da aynı şeyi konuşabileceğim şekilde tutuyorum aramı.

Konuşmalarınız ilişkilerinizi nasıl etkiliyor? Yani hem ünlülerin korkulu rüyası olup hem de onlarla dost kalabiliyor musunuz?

Yayından çıkıp geldim çok yakın bir arkadaşımın haberi geldi söylemek zorundaydım, söyledim ama o kadar yakın değilim ki söyleyebilirim. O mesafeyi ayarlıyorum. Her şeyi mesleğime göre ayarladım söyleyebileceğim şeylerin habitatındayım doğasındayım.

“Ece Erken benim çok iyi dostum”

Üç isim isteyelim mi sizden, camiadan eş dost?

Ben bu hayatta en güzel dost seçiyorum. Bu hayatta ihtisas yaptığım konu dost seçmek. Yani şöyle söyleyeyim: 30 yaşındayım sadece bir tane kazık yedim. Diğerleri hep ömürlük dostlarım.  Ömürlük ve sizin tanımadığınız dostlarımı bir kenara bırakarak isim ver dediğin için “celebirity” ismi veriyorum. Ece (Erken) benim çok iyi dostum. Bir insanın çok iyi dost olması, çok mesai harcaması değil. Benim kötü günümde düştüğü durum. Çok iyi bir dostum Ece benim. Çok iyi dostlarım var da artık görüşmüyorum, yaptıkları teknik hatalar yüzünden… Bana değil hayata karşı. Merve Özbey çok sevdiğim ve çok dürüst bulduğum bir dostum. Dövme kardeşiyiz biz onunla. Camia içerisinde o kadar çok sevdiğim arkadaşlarım var ki üçüncü ismi vermeyeyim niye biliyor musun? Herkes kendi sansın. (gülüyor)

Çok güzel giyiniyorsunuz modayla aranızda nasıl bir aracı oluyor? Stil danışmanınız var mı?

Stil danışmanım var. Şimdi şöyle bir şey vücudunu çok iyi tanıdıktan sonra mesela ben 1.60 boyundayım. Ne giymemem gerektiğini biliyorum. Sonra diyorum ki giymen gerekenlerin üzerinden yürü. Ben aslında biraz vücudumu tanıyarak giyiniyorum ama ne moda ne değil ona takılmıyorum çok da klasik bir insanımdır mesela tost 20 yıl önce moda olmuştur ama seviyorum ben bu saçı. Hiç moda değil ama ben seviyorum biraz da dağınık seviyorum yani. Ordan bunu alıyorum buradan bunu alıyorum falan. Teşekkür ederim güzel giyindiğimi düşündüğünüz için.

“Ben gördüğüme inanırım görmediğim her şeyden şüphe duyarım” demişsiniz fiilen de bu dediğinizin arkasında mısınız? Yani gerçekten bir olayı görmeden yakın bir arkadaşınız “bak Bircan böyle böyle oldu” dese anlattığı kişiyi hemen yargılar mısınız?

Çok net açıkladık ama görmek bir tık daha altını çizmek oluyor. Düşünsene gördüğün bir şeyi anlattığını bir de duyduğun bir şeyi anlattığını düşün. Ben çoğu zaman duyuyorum fakat şöyle oluyor, araştırıyorum. Duyulduğunu sandığım ortamlarda soruyorum, iki üç şahit bulduğumda işin rengi zaten hukuta bile değişir.

Mesleki sürecinizin içinde hukuku da bir anlamda öğrendiğinizi söyleyebilir miyiz?

Şöyle bir durum oluyor. Ben kendimi geliştirmeyi çok seviyorum. Ben beş yıl tiyatro eğitimi aldım sadece kendimi geliştirme amacıyla… Ekranda komik duruma düşmemek için dedim ya bilmek lazım. Hukuk ilgi alanım içinde başka bir özel sebebi de var erkek arkadaşım avukat, ağır ceza avukatı.

“Ben bu işi para için yapmıyorum”

Size İnstagram fenomenliği teklif etseler, ama sunuculuğu bırakmanızı isteseler hangisini seçersiniz?

Ben bu işi para için yapmıyorum onu söyleyeyim. Aslında ben senin ne demek istediğini anladım. İnstagram fenomenliği inanılmaz bir kitleyi sürüklüyor. Geleceğin herhalde en önemli mesleklerinden bir tanesi, fakat ben oyunculuk teklifleri de gelmesine rağmen sunucuyken çok kendim oluyorum. Ben sunucu da değilim aslında yorum yapıyorum, fikrimi söylüyorum. İnsanlar benim neden fikrimi önemsiyor bilmiyorum ama bu güzel bir şey. Bakalım bu konuda ne diyeceksin. Eve gidiyoruz 12’de eve gidiyoruz ya 3-4 gibi olay patlıyor bir dm geliyor. “Bakalım buna ne diyeceksin Bircan” ya ne diyecek işte belki de senin dediğinin aynısını diyecek. “Sen bir de bunu Bircan Bali’den dinle” o kadar hoşuma gidiyor ki. O gazla ben çıkıyorum ne desem acaba diye. (Gülüyor.) Kendim olabileceğim ne varsa yaparım. İnstagram fenomenliğinde de kendim olabilirsem yaparım. Takipçi kitlem organik ve bir şekilde sürekli artıyor. Neden öyle oluyor biliyor musun? Kötü haber bu ülkede çok sevilen bir şey. Kötü haberi görünce “Bircan Bali kimin hakkından gelmiş ?” “Hakan Ural’a kim ayar vermiş? -Bircan Bali, kimmiş bu ya..”

“Beş yıldır insanların gözüne baka baka aynı koltukta doğruları söylüyorum.”

İnsanlar TV de dürüst insan görmeye alışkın değiller, bunun için sizin dürüstlüğünüzü, açık sözlülüğünüzü olumsuz yöne çekenler de var. Kendinizi insanlara ispat etmek istediniz mi hiç?

İstemedim. Süreklilik en büyük ispattır. Ben sana bir gün yalan söylerim iki gün yalan söylerim. Benim en büyük ispatım ne biliyor musun? Beş yıldır insanların gözüne baka baka aynı koltukta doğruları söylüyorum.

Bircan hanım görüyoruz ki birçok spor dalında aktifsiniz pilates, kick boks, fitness vücudunuz için bunlar haricinde bir şey yapıyor musunuz?

Benim yememi kesecek hiçbir işte yokum. Benim ırsi. Uzun yıllar dans ettim. Dans dediğim de halk oyunu. Parmak ucunda halay… (Gülüyor) uzun yıllar dans ettim, kas yapım çok iyi bir saat çalışayım dokunamazsın. Deli gibi yerim. Dün gece mesela gece yatmadan kebap büktüm. Gömdüm yani. (Gülüyor)

Biraz araştırmalarım sonucunda tam burcunuzun kadını olduğunuzu gördüm. Misal bir nükleer savaş çıksa, hamam böcekleri dışında, hayatta kalan son birkaç insan da kesin Oğlak burcu olurdu. Oğlak burcunun hangi özelliği daha baskın sizde?

Bir kere oğlak demek keçi demek, inatçı… Ben mesela ikili iişkilerimde, beşer ilişkilerimde hiç inatlaşmam. Ama işimde çok inatçıyımdır. Ben bu arada okuyorum hala. O yüzden inat kısmında varım. Çok meraklıyım. İşkoliğim. Oğlak kadını olarak bildiğini söylemezsem çatlarım.

“Demet Akalın Okan Kurt çiftinde meğer soyadları değişikliğinin tek sebebi mal ayrılığıymış”

Şu dönemlerde eküriniz Ece Hanım ile yaşadığınız taze bir olay var. Bu olay için gelen sözde tebligattan sonra olayla ilgili bir şey söylenmedi. Son durum nedir? Bu olay hakkında ne düşünüyorsunuz? Ve insanların gerçekten bilmeleri gerektiğini düşündüğünüz bir şeyler var mı?
Bir ilave sorumda; daha önce programda Demet Akalın’ın boşanma haberi ile ilgili ilk gündemi siz belirlemiştiniz. Demet Hanımla son yaşanan problemin esas kaynağı bu olabilir mi? Bir misilleme miydi sizce bu? Çok mu ütopik yaklaştım?  

Hiç ütopik bir soru değil. %100 intikam. Çünkü ben bütün oyunu bozdum. Ben işin içinde para olduğunu bilmiyordum. Meğer adaleti yanıltacaklarmış, meğer soyadları değişikliğinin tek sebebi mal ayrılığıymış. Ben bilmeden izleyiciyle paylaştım. Üzüldüm Hira için. Evet bunun intikamı alındı benden. Olay tamamlandı süreç tamamlandı. Bir susturma kararım vardı, sustuk çünkü hukuka ve adalete saygısızlık yapmadık. O kendisine saygı duyduğumuzu sansın, bırak öyle sansın… Saygı kompleksi var. Ona pek saygı duymuyorlar. Çünkü herkesin arkasından konuştukları için. Süreç şöyle ilerliyor; bildiklerimi konuşmaya devam edeceğim. Bakalım el mi yaman bey mi?

Peki nasıl devam ettiriyor marka değerini sizce?

İnsanlar bildiklerini söyleyemiyorlar nedeni onlardan korkmaları.

Neden korkuyorlar?

Şimdi mesela bir ilişkin olsa çok sevsen, benim yanımda ona bir hata yapsan ben gider ona söylerim. Söylememem için benimle iyi geçinmen lazım. Koz! herkesten koz alıyor ve herkesin açığını arıyor. Enteresan bir savaş değil mi? İtibar değil ya popülarite. Burada Demet Akalın, şurada ben oturayım benim söylediğime inanırlar. Özgün ağırlık başka bir şey, popülarite başka bir şey. Onun beş milyon takipçisi varmış saygılar alkış, bol alkış. Benim beş yüz bin var teşekkürler, yetti.

Şaşırıyor musunuz olaylar karşısında? Tepkilerinizi merak etmiyor değilim…

Zaten yayında görüyorum.  Allah’tan tek duam şu içimdeki maneviyatı alma. Şaşırmam şart, şaşırmazsam ya yarın, öbür gün ben de öyle bir şey yaparsam? Çok kötü bir şey bu… Şaşırıyorum. Ben bunu yapmazdım ya diyorum. Bizim de yaptığımız hatalar oluyor. E genciz kanımız kaynıyor falan. Şaşırıyorum bazen çok şaşıyorum “ e hadi canım bu kadar da oynamamıştır” diyorum yani. Şaşırmaya devam ettiğimiz sürece de umut var demektir.

Öğrencilik yıllarınızda çok utanç verici fakat şimdi oturup kahkaha attığınız bir olay yaşadınız mı, bizimle de paylaşır mısınız?

Öğrencilik yıllarımda birinci sınıftayım. Devlet üniversitesinde okuyorum. Bir amfideyiz ve iktisat ilk dersimiz, kimse birbirini tanımıyor. O derste tanışacağız, o derste kaynaşacağız ve dört – beş yıl beraber olacağız.  300 kişilik bir amfideyiz, Malatyalı bir hocam Aslan Eren, İktisada Giriş dersi, ben de Malatyalıyım aslen. Amfiye bir girişi var. Böyle yavaş yavaş ona saygıdan ayağa kalktım. Üniversitedeyim falan yok yani. Yazdı, çizdi işte… İktisada giriş şudur, budur falan… Ara verdi şöyle yaptı “ bir isteğim var tek kaprisim var tahta pis ise ben ders anlatmıyorum” dedi ve gitti. Tahtayı da kendi pisletti gitti yine gelecek. Ben de en arkadayım Aslan hoca geliyor ben oradan gördüm, yavaş yavaş. Dedim ki tahta pis adam ders anlatmayacak, ya sana ne kızım ya 300 kişilik sınıf sen mi düşüneceksin. Reebok vardı eskiden reebok ayakkabı. Sen o kırmızı ayakkabının bağcığını bağlama sen o amfinin en üstünden o bağcığa takıl Aslan Hoca gelene kadar onu sileceğim diye koş. En yukardan en aşağıya taklalarla kürsüye kadar ayak falan yok mosmor. Dedim ki Bircan beş sene bunlarla olacaksın öyle bir şey söyle ki seninle dalga geçemesinler o an onu düşündüm. Döndüm ve dedim ki “Bakın eğer biriniz gülerseniz hepinize beş yıl kabus olurum” bir kişi nasıl gülüyor biliyor musunuz? “Gerizekalı nasıl düştü salak…” en yakın arkadaşım, onu getirdim buraya. Sonra bir yıl boyunca düşen kızda sorular var düşen kıza gidin, düşen kız düşen kız adımız öyle kaldı yani…

Bircan hanım sizi görenler korkusundan selam veremez olmuşlar bu konu hakkındaki fikir ve görüşleriniz nedir?

Selam veremiyorlar kısmı değil de, “bir aman bulaşmayalım” düşüncesi…

Gerçekten düşünüldüğü kadar sert bir yapıya mı sahipsiniz?

Ben sert değilim sadece cümlelerim keskin. Ya siyahım ya beyaz grim yok.

“2018’in en flaş haberi Ahmet Kural, Sıla’nın dayak olayı, ikincisi ise Arda ve Berkay’ın burun kırma olayı”

2018’in en flaş magazin haberi hangisiydi sizce?

2018’in en flaş haberi Ahmet Kural, Sıla’nın dayak olayı bu bir. İkincisi Arda ve Berkay’ın burun kırma olayı. Ben bu olaya burun kırma dedim herkes taciz dedi. Çünkü taciz var mı bilmiyorum ama burun kırma var.

Son sorumda şu olsun: tek kullanımlık iteleme hakkınız var. Kimi Yunanistan’a itelemek isterdiniz?

Böyle tüylerimi diken diken yapan, her haberi çıktığımda uyuz olduğum bir tip var. Ama şöyle bir şey var biraz da ticari düşünmem lazım o giderse biz ekmeksiz kalırız. Gülben Ergen! Ama o dursun. Gülben’in kocası gitsin onun hiçbir magazine faydası yok.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir