in

Derya Baykal: Tiyatronun Seyircisi Bozuldu

derya baykal 7

Zarafeti, misafirperverliği, isminin bilinir olmasının aynasına sığınmıyor oluşu ve beraberinde pek çok değeri ile çok iyi bir etki bıraktı bizde Derya Baykal… Birçoğunuzun yakından tanıdığı, kimimizin oyunlarına gittiği, kimimizin örgü tavsiyeleri aldığı oldukça farklı yaş gruplarında, geniş kitlelere dokunabilen bir isim Derya Hanım…


Pek çok isim gibi o da sosyal medyada karşılaştığı yorumlardan oldukça rahatsızlığını dile getiriyor. “Takipçisi çok olan kişiye malıymış gibi davranmayı bırakmalı insanlar” yorumunu yaptı. En çok etki bırakan açıklamalarından biri de, “Ün falan geçici şeyler… Kendimi ünlü görmüyorum, kadın olarak görüyorum” oldu.

Bu keyifli buluşmamızdan geriye kalan notlarla sizi baş başa bırakayım.

Ferit ÖMEROĞLU / ÖZEL HABER
[email protected]

derya baykal

“Arkamdan, “iyi bir sanatçıydı” denmesini isterim”

Ferit Ömeroğlu: Ne ile ilgili “ya gerçekten muazzam örnek” denmesini isteyeceksiniz sizden sonra?

İyi bir insandı,  iyi bir sanatçıydı becerikli bir sanatçıydı… Kim neyi takdir ederse artık, herkesin kalbinde nasıl bir yer bıraktıysam, kalben söyledikleri her şey kabulüm.

Dünya değişiyor, teknolojik değişimler, sosyolojiler, kültürler hatta sanat ve sanata bakış. Derya Baykal tepkimeye girmiyor fakat. Gözlemlerimiz, dışarıda kendimizce yaptığımız anket, insanlarla sohbetlerimiz… Derya Baykal isminde bir duraksayıp, sonra tebessüm edip, “büyük isim” diyorlar. Hakikaten bana bunu çok söyleyen oldu. “büyük isim” Değişim rüzgarında sallanmamayı nasıl başardınız, başarıyorsunuz?

Dünya hakikaten çok hızlı değişiyor. Biz de bir süreçteyiz. Hakikaten bu süreçte ayakta kalabilmek zor. Mutlaka teknolojiyi yakından takip etmek lazım. Üç ay yayın oluyor, bir ay olmuyor bu durum benim canımı sıkıyordu. Sonra dedim ki burada da içerikleri zaten ben üretiyorum. Daha sonrasında facebook’ta yayın yapmaya başladık.

Sizi dijitale iten şey ne oldu?

Ben teknolojiyi çok seviyorum, cep telefonundaki gelişen teknolojiyi acayip takip ederim. Her şeyi çok fazla takip ediyorum ve çok fazla zaman geçiriyorum. Sosyal medyayı kullanırken hem kendime hem de başkalarına yararı dokunan şeyler olsun istiyorum. Ben herkesin bir hobisi olmasını, bir şeyler üretmesini, kendisine getirisi olacak şeyler yapmasını çok önemseyen biriyim. Teknolojiyi de dikkatli harcamak, dikkatli tüketmek lazım.

Yaşam enerjiniz çok yüksek geliyor bize, ekranlardan da takip ettiğimiz kadarıyla böyle. Beslenme kaynaklarınız neler?

Yaşam enerjim işimle çok besleniyor. İşim enerji gerektiren bir şey. Ruhen enerjik birisiyim.

derya baykal 2

“Bir kafe, bir hobi merkezi gibi yer yapmayı planlıyorum”

Kal geldiği olmuyor mu? “Yahu tamam Derya! Bu yaşıma kadar mücadele ettin, değer ürettin. Acısıyla, tatlısıyla, kederiyle, hüznüyle, mutluluğuyla… Ama yeter, buraya kadar!” dediğiniz an olmuyor mu ya da oldu mu daha önce diye soralım.

Daha demedim ama diyeceğim günler gelecektir. Demek de istemiyorum. Elim ayağım tutuyor, enerjim var, yapacağım paylaşacağım çok şey var. Onların dışında burada hiç işimiz bitmiyor. Hep doluyuz hiç vaktimiz yok. Ben bir kafe, bir hobi merkezi gibi yer yapmayı planlıyorum.  Ona hazırlık yapıyorum bir yandan. Ben meşguliyeti seviyorum. Bunu yapmadığım zaman kendimi yaşlı ve mutsuz hissediyorum.

“Bir şey yapıyorsan her kesimden her yaştan insanı, herkesi kucaklayacaksın.”

Zarafet mimarlığı bölümü açılsa bu bölümde dekan olacak bir naiflik ve hoşgörü var sizlerde.
Bugünlere kadar sizi taşıyan veyahut soruyu değiştirelim: Bir sanatçıyı, sanatkarı ileriye taşıyacak, baki kılacak yeteneğinden ve mesleki başarılarından çok karakteristik güzellikleridir diyebilir miyiz?

Hepsi! Yetenek, hayatın zorluklarına göğüs gerebilmek. Ben klasik aile terbiyesinin önemine inanan birisiyim. Hep böyle harmanlamadan yanayım ne çok uçta ne çok diğer uçta. Her zaman beyinle kalbi birbirine karıştırıp bir süzgeçten geçirme tarafındayım. Bir yerde bir şey yapıyorsan her kesimden her yaştan insanı, herkesi kucaklayacaksın.

“Ün falan geçici şeyler… Kendimi ünlü görmüyorum, kadın olarak görüyorum”

Çok güzel bir kadınsınız ama çok güzel olduğunuz için mi güçlüsünüz? Sizi güçlü kılan nedir?

Hayatı zor yaşadığım için çok zor bir çocukluk geçirdiğim için. Bence bunları iyi yönetebilmek, bunların içinden çıkabilmek. Ben 11 yaşından beri çalışıyorum. Çocuk Saatiyle başladı benim çalışma hayatım.  11 yaşında Ankara radyosunda stajyer olarak başladım hafta sonları oraya giderek başladım. Ortaokuldan sonra konservatuara girdim, hep bir mücadele hep bir çalışma. Ben çalışmadan başka bir şey bilmiyorum. Herkesin çok çalışması lazım. Ün falan geçici şeyler, ünü sen söylüyorsun bana. Ben kendimi öyle görmüyorum ki ben kendimi insan olarak, kadın olarak görüyorum. Benim de kimseden bir farkım yok ben işimi yapıyorum ama çok emek veriyorum.

Buradan bağlamak istiyorum diğer soruya: Toplumda güçlü kadın figürleri görmek için (Her meslek grubundan olabilir) sizleri seven kadınlara ne mesajınız olabilir?

Herkesin ilhamı kendinde aslında onu keşfetmek parlatmak insanın kendi elinde kimseden bir şey beklemeyin derim. Siz kendinizdeki ilhamı keşfedin ve onun üzerine gidin. Ben çalışmanın çok değerli bir şey olduğuna inanıyorum. Herkesin bir misyonu herkesin yapabileceği bir şey vardır. Herkes üzerine düşeni en iyi şekilde yaptığı sürece sıkıntı olacağını düşünmüyorum.

derya baykal 3

“Hayal ettiğim şeylerin yüzde doksanını gerçekleştirdim”

20’li yaşlarda üniversiteyi bitirmek üzeresiniz. Hayatınızın gidişatını değiştirmek için ne yapmak isterdiniz?

Hayal ettiğim şeylerin yüzde doksanını gerçekleştirdim. Oyuncu olmak istiyordum, televizyonda bir şeyler yapmak istiyordum.  Bütün bunlar için kendim çabaladım. Hiç kimseden bir torpil, bir yardım almadım.

“Parasızlığın ne demek olduğunu çok iyi bilirim”

Peki iyi ki dediğiniz şeyler neler?

İyi ki ben benim.  İyi ki bunları yaşamışım yokluğu, varlığı, zorluğu iyi ki görmüşüm. Zor bir çocukluk iyi ki görmüşüm, bunun ne olduğunu çok iyi biliyorum. Parasızlığın ne demek olduğunu çok iyi bilirim.  Paranın hiç de önemli bir şey olmadığını da çok iyi bilirim. Kazanmanın çok gerekli olduğunu, bunun da çok çalışarak yapılacağını bilirim. Çalışırsanız bütün kapılar size açılacağını bilirim.

Derya Baykal ismi yaptığı işlerde hep en iyisi oluyor ama nasıl oldu da bu noktaya geldi? Hedefine olan bağlılığı mı, yaptığı işi severek yapması mı?

Severek, aşk yani, hakikaten öyle. Hiç başka bir şey olmak istemedim. Çünkü bu işte zengin de olursun fakir de olursun. Çok engin bir meslek tiyatro sanatçısı olmak, tiyatroda oynamak bütün bunları yaşadım. Müzik, şarkı söylemek oyunlarımda söyledim en güzellerini yaptım. İstediğim her şeyi yaptım. Beş yaşında ben evde bale dersi alarak başladım. İnanın okullardan ne hatırlıyorsun derseniz hep müsamereler, okul gösterileri…

Geleceğe dönük biri geldi dedi biz sizi takip ediyoruz sizin şu an ki projenizi bırakmanızı ve yeni bir şeye başlamanızı yine medyaya dair bir şeyler ama, ikna edilebilmesi zor bir insan mısınız kolay bir insan mısınız? Mesela size değişik bir projeyle gelseler?

Güzel bir şey olursa denerim. Deneyimlemek isterim, şimdi var mesela yeni bir proje var yarışma programı yapmamı istiyorlar. Burada en önemli şey aslında benim en önemli hazinem diyeyim tiyatrocu kimliğim, bu benim iskeletimi oluşturuyor. Ben oradan yönleniyorum şekilleniyorum. Bir tane projeyi anlatırken insanları güldürüyorum eğlendiriyorum araya bir şeyler sıkıştırıyorum.

Tiyatro izleyicileri toplum olarak, sosyolojik olarak geçmiş yıllara nazaran bir sentezlemenizi isteyeceğim tiyatro izlemeyi öğrenebildik mi sizce?

Televizyon hayatımıza girdikten sonra bir farklılaşım yaşandı tiyatronun seyircisi bozuldu. Şu anda bir toparlanma var, gençler tiyatroya gitmek istiyorlar. Cep telefonu olayları bozuyor. Tiyatroda cep telefonu sürekli ellerinde. Sen sahneden oynarken görüyorsun çektiğini bütün dikkatin dağılıyor. Bunu yapmamak lazım en başta. Oyunu çekmemek lazım oyunun sonunu, içindeki en komik öğeleri bir yerde paylaşmamak lazım. İnsanlar her şeyi zaten gördükten sonra niye gitsin. Hiç cep telefonu kullanmayan da var. O da seyircimiz. Ama bizim ona da bir şekilde bir şeyler ulaştırmamız lazım. Onun da alternatif yolları var.

16 Kasım’da yaptığınız programa oğlunuzu konuk olarak aldınız. Yıllardır sektörde başarılı işler üreten biri olarak oğlunuzun işlerini takip ediyor musunuz?
Anne olarak ne hissettiniz?

Oğlum Mert Baykal hiç röportaja falan yanaşmayan bir insan. Çok başarılı bir çocuk onu çok seviyorum gerçekten çok özel bir genç. Tiyatroda oyunculukla başladı onun kariyeri sonra yönetmenlik, reklam sektörü en son dizi sektörü. Muhteşem Yüzyıl’ı çekmişti ondan önce. Bir reklam filminde de birlikte çalıştık. Tiyatroda da çalıştık. Çok güzel bir duygu gurur duydum çünkü oğlumun şöyle bir şeyi var: “ben bu programa geleceğim” dedi. Facebook yayınımız için. “çünkü ben bu programı önemsiyorum sen çok ilerici bir şey yapıyorsun” dedi. Öngörüleri olan birisi. Seni çok destekliyorum ve yanında olmak istiyorum dedi. Çok ciddiye alarak geldi ve çok da izlendi.

Oğlunuzdan bahsetmişken iki kızınızda üreten tanınmış kişiler. Başarılarını nasıl buluyorsunuz? Çocuklar sizden esinlenerek mi yoksa sizin yönlendirmenizle mi bu sektöre girdiler?

Şimdi mimar bir anne-babanın çocuğu mimarinin konuşulduğu bir evde büyürken, bizim evde de hep tiyatro ,prova, o oyun nasıl çıktı gibi şeyler konuşuluyor. Bu çocuklar da bunun içinde büyüdüler. Bu çocukları biz en ön koltuğa oturturduk hiç sesleri çıkmadan prova izlerlerdi. Bunun içinde büyüdüler, kulisimde büyüdüler. Ben çocuklarımın hiç oyuncu olmasını istemedim. Birisi resim okudu, birisi sinema televizyon okudu. Onu okumak istediler onu oldular ama ellerinde başka altın bilezikleri de var.

derya baykal 6

İlişkileriniz nasıl?

Arkadaş gibiyiz biz her şeyimizi paylaşırız. Birbirimizden gizlimiz saklımız yoktur. Onlar zaten yetişkinler artık ben hayatlarına karışmam. Bana sormak istediklerine, sıkıştıklarında ben arkadaş gibi zaman zaman anne gibi nasihatlerde bulunurum. Onlar uygular ya da uygulamaz.

“Takipçisi çok olan kişiye malıymış gibi davranmayı bırakmalı insanlar”

Derya Baykal bizim penceremizden bizi dinleyeceklere ne aktarmak ister, ne mesaj vermek ister?

Kendinize değer verin, sosyal sorumluluk projelerinde her zaman yer alın. İyi niyetli insan olmak da çok önemli bir şey. Özellikle sosyal medyada çok kötü şeyler dönüyor. Bir doktor arkadaşımız dün gece sosyal medyada paylaşmış. Şimdi sosyal medyada herkes birbirine saldırarak bir şeyler yapmaya çalışıyor ama bu insanın kendisine zarar verir. Sosyal medyada yaptığınız kötü yorumlar eleştiri değildir. Bu tacizdir. Takipçisi çok olan kişiye malıymış gibi davranmayı bırakmalı insanlar. Herkese de aklımıza her gelen şeyi söyleyemeyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nilay dursun 5

Dr.Nilay Dursun Gökçek: Protez dişler 10 yıl sonunda farkedilmese de hastaya zarar verebilir

gassal 7

Gassal Eda Elal: Ölümü Öldürmekten Çok Korkarım