Dünyanın konuştuğu Türk Kızı! Osman Delibaş…

Geçtiğimiz haftalarda haberlerde manşet geçiyordu. Başlık şuydu: “Türk kızı Osman Delibaş, buzlu suda kalmada dünya rekoru kırdı.” Haber bir başarı hikayesinin ötesinde farklı meraklar uyandırıyordu.

Annesi Rus babası Türk olan Delibaş’ın Rusya Savunma Bakanlığı tarafından Rus askerlere eğitim vermesi için görevlendirilmesi, buzlu sudaki başarısı, bir kadın olarak isminin Osman olması, bazı dizi-film yapımlarında oynaması gibi birbirinden farklı detaylar meraklarımız oldu.


Kendisine ulaştım ve bizi kırmadı. Eniyikadın içeriklerimizde dünyada ses getirmiş başarılı kadın hikayesini paylaşmak ayrı heyecan ve keyif oldu bizler için…

Haydi tutmayayım daha fazla,

Kahveleriniz hazır mı, Rusya’ya doğru uzanacağız ☺

Ferit Ömeroğlu / ÖZEL HABER
f.omeroglu@eniyikadin.com

Ferit Ömeroğlu: Sadece Rusya’da ve ülkemizde değil dünya kamuoyunda da ses getirdin. Kutluyorum. Tattığın başarının duygularını paylaşır mısın? Neler hissettin?

Osman Delibaş: Çok sevindim. Çünkü benim için önemli olan insanlara fayda sağlayabilmek. Bu videoyu izleyenlerin kendine güveni artacak. Kaza sonrası buzlu suda kalanlar en az bir saat buzlu suda kalmayı öğrenebilecek.


Biraz seni tanımak istiyorum bu bölümde… 26 yaşındasın ve eminim kendi hikayenin kritik virajları oldu hayatta… Bana kendinden, geçmişinden bahsedebilir misin?

Bu zamana kadar hayatım çok kolay geçmedi. Çocukluğumda okulda arkadaşlarım yoktu çünkü herkes gibi değildim. Sigara alkol kullanmıyordum. Yalnızlığı seven biriydim, şiir yazıyordum. Her gün 4 saat jimnastik antrenmanım ve müzik okulu vardı. Geceleri derslerimi çalışıyordum. 12 yaşındayken kendimi tekvandoya verdim. Ve televizyonda işe başladım. Babam gazeteci olmamı istiyordu, ben ise sinema aktörü. Hayatta şimdiye kadar her şeyi kendi emeğim ile elde ettim. Bu benim için zor ama, bu beni daha güçlü yapıyor.

“15 dakika içerisinde titremeye başlıyorum”

Buzlu suyun içerisindeyken yaşadığın duygu değişimlerini anlatır mısın?

15 dakika içerisinde titremeye başlıyorum. Bu organizma ısınıyor demek. Kendimi rahat hissediyorum. 35 dakika sonra sudan çıkmayı düşünüyorum ama, düşüncemi bastırıyorum. Annemi, kocamı ve öğrencilerimi düşünüyorum. 50. dakikaya gelince yakın zamanda çıkacağım için rahatlıyorum ve titremem azalıyor. Suda bir saatten fazla kalabilirim fakat öyle bir amacım yoktu.

“Türkiye’de bir aksiyon filminde veya dizisinde fırsatım olursa memnuniyetle oynarım.”


Başarıların bu alanda değil sadece… Rusya’da önemli dizi, film, reklam projelerinde boy gösterdin, gösteriyorsun. Kendini en iyi ve en başarılı hissettiğin meslek alanları hangisi?

İlk olarak tiyatro ve sinema oyunculuğu eğitimi aldım, ikinci olarak ses sanatçılığı eğitimi gördüm. Arada sırada dublör olarak filmlerde rol alıyorum. Buzlu suya dalıyorum ve çeşitli akrobatik gösteriler düzenliyorum. Kısacası ben her zaman sahnede olmak istiyorum. Ya şarkıcı, ya aktör, ya da televizyon sunucusu olarak. Türkiye’de de bir filmde, dizide veya bir televizyon programında yer almayı çok istiyorum. Yaklaşık 10 senedir tekvando ile uğraşıyorum, siyah kuşağım var. Türkiye’de bir aksiyon filminde veya dizisinde fırsatım olursa memnuniyetle oynarım.

“Türk askerlerinin de bu bilgiye sahip olması çok önemli. Eğer Türkiye’den bu konuda bir talep gelmesi durumunda Türkiye’ye gelip ilgili yerlerde ders vermeye ve yardımcı olmaya hazırım.”

Rusya’da rus askerlerinin buzlu suda kalması için eğitim veriyormuşsunuz. Doğru mu? Nasıl bir süreç bu? Nasıl başladı? Benzer eğitim modelini Türk askerlerine de vermek ister misin?

Evet, doğru. Ben Rusya çapında suda kurtarma alanında askeri düzeyde eğitmenlik yapıyorum. Genellikle kaza sonrası buzlu suda kalırsanız nasıl davranmalı, hareket etmeli veya ne yapmalı ve ne yapmamalı çok iyi bilmek zorundasınız. Özellikle Rusya’da aşırı soğukların baş gösterdiği kuzey bölgesinde bu bilgi askerler için çok önemlidir. Bu konu ile ilgili uygulamalı bir video mevcut. Bence Türk askerlerinin de bu bilgiye sahip olması çok önemli. Eğer Türkiye’den bu konuda bir talep gelmesi durumunda Türkiye’ye gelip ilgili yerlerde ders vermeye ve yardımcı olmaya hazırım.

Buzlu suda yüzmek bir hobi mi, ideal mi, keşif mi senin için?

Buzlu suda yüzme hayatımın koskocaman bir parçası. Buzlu suda yüzebilme sayesinde birçok alanda çalışma fırsatı buldum. Bunlardan bazıları şov programları, filmler ve önemli projeler. Hiç hasta olmuyorum. Kocamla da bu aktivite yardımıyla tanıştım.

Kimlerden mesaj aldın? Ülkemizde ve dünyadan örnekler verebilirsin. Kimler tebrik için aradı
ve de kimin tebrik etmesini isterdin? Tanıdığımız bir isim var mı, tanışmak istediğin Türkiye’de?

Türkiye’den başka Almanya, Beyaz Rusya, Ukrayna, Polonya, Norveç, ABD, Finlandiya gibi birçok ülkeden tebrik mesajları aldım. Türkiye’den Tarkan, Mustafa Sandal, Sezen Aksu ve Sertap Erener ile tanışmayı çok isterdim.

Türkiye’ye daha önce geldin mi? Türk insanı, Türkiye coğrafyası ve Türk mutfağı ile ilgili neler söylemek istersin?

Evet. Türkiye’ye birkaç kere tatil için geldim. Türkiye’de insanlar çok sıcak ve yardımsever. Türkiye’de çok güzel yerler gezdim ve daha da gezmek istediğim çok yer var mesela Kapadokya, İstanbul, Bursa, Ankara’ya gidip görmek istiyorum. Türk mutfağını da çok beğeniyorum. Köfte, kuru fasülye, çorbalar ve tabi ki zeytin ve peynirler çok hoşuma gidiyor. Evde de arada sırada Türk yemekleri pişiriyorum.

“İnsanlar beni buzlu suda yüzen bir kadın olarak tanıyor ama ben aktör veya şarkıcı olarak meşhur olmak istiyorum”


Buzlu suda elde ettiğin başarının bir üstü var mı? İlerde neler bekliyor seni ve sen neler bekliyorsun hayattan?

Başka planlarım var. Şimdi insanlar daha çok beni buzlu suda yüzen bir kadın olarak tanıyor. Aktör veya şarkıcı olarak meşhur olmak istiyorum. Bir şiir kitabı yazdım, şimdi onu yayınlamak istiyorum. Bu kitabın içinde özel şiirlerimin yanı sıra Nazım Hikmet şiirlerinden de çevirilerim olacak. Çok planlarım var aslında. Sporda da sanat alanında da.


Son olarak, bu sohbetimizi takip edecek okurlara neler söylemek istersin? Vermek istediğin bir mesaj var mı?

Benim son mesajım şudur: zaman kaybetmek için hayatımız çok kısadır. En büyük günah zamanı saymamaktır. Hayatımızdaki her saniyeyi anlamla doldurmamız gerekiyor. Ve birbirimizi sevmekten başka bu Dünya’da daha önemli bir şey yoktur.

Merhaba ben Deniz. 1991 İzmir doğumluyum ve psikoloji mezunuyum. Araştırma yapmayı ve yeni bilgiler öğrenmeyi çok severim. Part-time olarak da faydalı olabilecek bilgileri yazıya dökerek sizlere aktarmaya çalışıyorum. Takipte kalın, bilgiyle dolun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir