Nihan Ece Ünal: Ülkemizde kadınların iş gücüne katılım oranı düşük

Girişimci iş kadınlarının hikayeleri ilham veriyor çoğu zaman… Kriz yönetimleri, zorlu virajları ve en kesif problemleri aşmak üzere bir yolculuğa çıkıyorlar ve bu yolculukta son durak olmuyor. Bizde yol üzerinde karşılaştığımız ve farklı gelen hikayeleri keşfedip, sizlerle paylaşmayı seviyoruz. Bu bölümde bebekekspres.com kurucusu Nihan Ece Ünal ile buluştuk.

Bir anne, bir girişimci ve dijitali tüm yönleriyle kullanabilen kadının öyküsünü paylaştık. Satır aralarında söyledikleri ile “olmaz, olmaz! illa ki bir yolu vardır; başlayacak bir heyecanın, umudun varsa…” mesajını veriyor adeta…

İşte keyifli buluşmanın detayları;

Ferit ÖMEROĞLU / ÖZEL HABER
f.omeroglu@eniyikadin.com

Ferit Ömeroğlu: “Biz kadınlar aynı anda birçok farklı işi yapabilecek yetenekle doğduğumuzu düşünüyorum” demişsiniz. Düşünmenin ötesine geçip bu fikri fiiliyata dökmeyi başarmışsınız. Nasıl oldu bu süreç?

Nihan Ece Ünal: Kendi işimi yapmaya karar verdiğimde uzun yıllar süren profesyonel iş hayatımı bırakmanın yanı sıra kucağımda iki buçuk aylık bir bebek ve yanımda 4 yaşında olan bir oğlum vardı. Nasıl yani nasıl olacak ki şimdi diyen sesler ve gözler. Ama şunu gördüm ki insan istediğinde hayatını yani biz kadınlar istediğimizde hayatımızı öyle bir organize ediyoruz ki ve her şeye de yetişiyoruz. Online bir iş yaptığım için bilgisayarım ve çalışmalarım her zaman gözümün önünde oldu. Komik bir şey söyleyeyim… Mutfak tezgahında yemek pişirirken bir yandan da müşterilerle yazışmaktan, oğlumu okula bırakıp, Küçük bebeğimi arabada uyutup başına annemi koyup firmalara görüşmeye gitmeye kadar… Paketlemeye yetişemeyince babamı çağırırdım. Tabii ki en büyük destekçilerimiz onlarda bizlerin anneleri ve ailelerimiz. Girişimcilerin -biliyorsunuz- parası yoktur. Her şeyi ya kendileri yaparlar ya da minimum bütçede yapmak zorundadırlar. Bu süreç başlamadan e ticaret, dijital pazarlama, sosyal medya, Google, SEO, sem aklınıza ne gelirse birçok eğitim aldım. Adobe’nin bütün programlarını öğrendim. En iyisi de ne biliyor musunuz? Eğitimi alırken uyguluyor olmanız. Öğrendiğiniz her bir bilgiyi hemen uygulamaya geçirip sonra analiz edip 1 ayda uzmanı oluyorsunuz. Çünkü harcadığınız emek, harcadığınız zaman, harcadığınız para kendi paranız. O yüzden en kısa sürede öğrenmek ve uzmanı olmak zorundasınız. Bu aslında zor ama çok eğlenceli bir süreç. Örneğin, Kendi tanıtım filmimizi yapmak istedik inanılmaz rakamlar tabii ki o kadar bütçe ayıramayız. Hemen kolları sıvadım hayal güce emek ve zaman, sonunda 20 tl ye bir onluktan aldığımız dış ses ile bize maliyeti 20tl bulan harika bir film oldu. Hani imkansız diyorlar ya, siz onlara bakmayın. Bir girişimci isterse kendi işi için en güzel hayalleri emeğe dökerek en iyi reklam ajanslarına taş çıkarır ☺  Günün sonunda sizin sitenizi, markanızı tanıyan insanlar konuşmak, tanışmak, siparişlerin gelmesi ile bu işi sıfır noktasından, sıfır liradan neredeyse bir yere geldiğini büyüdüğünü görmek en büyük motivasyonunuz oluyor.

E-ticaret sınırsız bir okyanus gibi görünüyor aslında… Herkes yüzebileceğine inanıyor ama her suya atlayanında boğulma tehlikesi bir hayli fazla… Sizi e-ticarete iten ve orada başarılı olacağınıza inandıran duygu ne oldu?

Öncelikle yapacağınız işin bir Pazar araştırmasını yapmanız gerek, bu işe girmeden 3 yıl düşündüm ve araştırdım desem. Online tarafta her şeyi satabilirsiniz. Ama alıcısı, potansiyel bunları biliyor musunuz? Bende anne bebek pazarının önce gerçek rakamlarını araştırdım TÜVİK BKM verilerine bakabilirsiniz. Anne olmam bu pazara girme sebebim değil. İnsan tabii ki kendi çocuğuna satın alma konusunda sınır tanımıyor. Ama bu bütçeyle de doğru orantılı. Benim aslında bu pazarı keşfetmem seçeneklerin az olması, sınırlı ve tatmin edici olmamasıydı. Gerçek rakamlarla birleşince tabii ki birazda hayal gücü. Bir anne olmanın yanı sıra online alışveriş yapan biri olarak bu site benim olsa ben neler yapardım diye düşünüyorum. Kendi çocuklarıma almayacağım bir ürünü satmıyorum. Tamamen ticari kaydı değil orada biraz duygusallık giriyor işin içine. İş başladıktan sonra bazen büyük rakipleri görüp demorilize olabiliyorsunuz. Ama beni motive eden bu işin kendi kendine büyüme potansiyeliydi. 1 yıllık süreçte yapmamız gerekenleri yaptığımızda düzenli olarak, bir müşteri kitleniz oluşuyor. Günlük 10 tl bütçeyle reklamlara başladık desem… Tabii ki bu 1 buçuk yılın sonunda aylık 10.000tl lere geldi ama bu oranda da ciromuz arttı. Bu süreçte fedakarlık şart. Çünkü kazanılan her parayı reklam bütçesine ekledim. Dediğim gibi pazardaki potansiyel rakiplerinizin pazarı doyurma oranı, farklılaşacağınız noktalar, istikrarınız, ne yapmanız gerektiğini çok iyi bilmeniz gerekiyor çünkü bilmediğinizde hem zaman hem para kaydı yaşıyorsunuz. Bilmediğiniz bir işe girecekseniz de öncesinde baya araştırma yapmanız, eğitim almanız, o konuda baya kitap okumalısınız bence birde o konuda uzman bir ortak bulursanız oda olur.

Erkek egemen bir sosyoloji içerisinde küreselleşmenin de belki etkisi ile kadınların artık edilgen sınıfından çıktığını görüyoruz. Son yıllarda kadın girişimci sayısının gözle görülür şekilde arttığını fakat yeterli olmadığını düşünüyorum. Siz hem kadın, hem girişimci olarak oldukça etken bir markasınız. Kadının iş dünyasındaki ve toplumdaki yerini değerlendirebilir misiniz?

Ülkemizde kadınlara bakış açısı tabii ki sen bu işi yapamazsın, elinin hamuruyla bu işe kalkışamazsın gibi birçok söz bakış açısı ile kadınlar aslında kendi potansiyellerini kullanamıyorlar, ön plana bile çıkaramıyorlar. Kadının iş gücüne katılım oranı bile o kadar düşük ki ülkemizde. Çalışma hayatında var olmak bile bu kadar zorken birde girişimci olmak deli işi gibi geliyor. Evet, zor ama imkansız değil. Sadece bunu fark etmemiz gerekiyor. Bugün bunları konuşan ben bile 3 yıl düşündüm kendi işimi kurmak konusunda. Bu evli, çocukları olan uzun yıllardır çalışan bir kadın için çok daha zor. Kadınlara yüklenmiş görev ve kimlikler var bunun dışına çıkmak fikren bile zor iken fiilen bunu yapmak aslına daha kolay. Çünkü kafanızda kabul ettiğinizde ve ilk adımı attığınızda gerisi geliyor. Birçok kadınları destekleyen platformlar var mutlaka bunları takip etmeliler motivasyon açısından. Bir şeyleri başarmış girişimci kadınların hikayelerini okumalı, dinlemeliler… Bunlar çok etkili bence. Çünkü orada şunu görüyorsunuz: sizin hikayenizden daha imkansız bir hikayeyi gerçekleştirmiş bir girişimci kadını görüyorsunuz ve bu inanılmaz motive edici… Erkek egemen olan iş dünyasında tabii ki bir kadın olarak var olmak bazen artıları olduğu kadar eksileri de oluyor. Bazen pozitif ayrımcılık adı altında size öncelik verilirken bazen de elinin hamuruyla mantığı ile sizi sahanın dışında bırakmak isteyenler oluyor. Ama biz kadınlar sahaya girip gol de atabiliyoruz. Öncelikle yapabileceğinize inanmanız ve başlamanız gerek, sonrasının olduğunu göreceksiniz.

Bebekekspres tüketicilere hangi fırsatları sunuyor? Neden bir aile ihtiyacı olan ürün için ilk bebekekspres.com’a girmeli?

Bebekekspres, diğer sitelerin sunduğu avantajları indirimleri kampanyaları uyguluyor tabii ki ama bu bizim için kesinlikle yeterli değil o yüzden biz şu anda yazılım olarak hayalimizdeki farklılıklar üzerine ekip olarak çalışıyoruz. Bebekekspres reklam ve yazılım tarafında dayneks firması ile çalışıyordu. Bu çalışmalarımızın sonucunda bebekekspres i büyütmek için güçlerimizi birleştirmeye karar verdik ve artık dayneks bebekeksprese yatırımcı olarak ortak oldu. Yazılım ve reklam tarafında tüm hayal ettiğimiz projelerini gerçekleştirerek yolumuza devam edeceğiz. Yeni yazılım ve tasarımımızla sitemize giren aileler çok eğlenecekler ve kolaylıkla istedikleri ürünü tek tıkla alabilecekler. Bizi tercih etmelerindeki sebep kampanya indirim fırsatlar olmayacak sadece biz onlara farklı bir alışveriş deneyimi yaşatmak için çalışıyor olacağız.

Girişimcilerin hedefleri de hayalleri gibi tükenmez aslında… Sizin hedefleriniz ne durumda?

Kariyer koçu bir arkadaşımla yaptığım sohbet sonucu hedeflerimi yanlış sıraladığımı öğrendim. Ve bana bir kariyer doğrusu ve hedef listesi yapmayı öğretti. Hedefleri bölmek, küçültmek büyük hedeflere bizi ulaştırmak için daha kolay bir yol çiziyor. Aynı bir şirket gibi kendi swot analizimizi yapmak da çok işe yarar bir yöntem. Girişimim de evet bazen beni aşağı çeken insanlar veya olaylar oluyor ama burada önemli olan hedefinize odaklanmanız ve o yolda ilerlemeniz. Bende hedefime ulaşmak için o yolda belirlediğim küçük hedeflerimin yanına tik atarak ilerliyorum. Kendime verdiğim bir zaman ve güzel uzun bir hedef listesi var. Gerçekleşmesi için emek vermeye devam ediyorum.

Başarı için farklılaşmak lazım derler. Siz nasıl farklılaşıyorsunuz?

Başarı için sadece farklılaşmak gerektiğini düşünmüyorum. İyi bir müşteri ilişkileri yönetimi sizin müşterilerle aranızda sağlam bir bağ kurmanıza sebep oluyor. Bizden sipariş veren çoğu müşterimizi arıyoruz onlarla konuşuyoruz ürünlerin siparişin harici sohbet bebekler ve çocuklarımız oluyor. Onlara, onlar gibi olduğumuz hissini verdiğimizde ulaşılabilir olduğumuzda bu bağın güçlendiğini fark ediyoruz. Online tarafta yazılımsal olarak ve verdiğimiz hizmetler tarafında farklılaşmak gerekiyor. Çünkü biz bir e ticaret firmasıyız müşteriler bir siteye girdiklerinde aradıklarına kolayca ulaşmak, hızlı bir şekilde satın almak ve bir sorun olduğunda firmaya ulaşmak istiyorlar. Eskiden en ucuz fiyatın öne geçtiği söylenirdi ama artık bu alışkanlıklar değişiyor. Müşteriler online tarafta da alışveriş yaptıkları firmayla aralarında bir bağ kurmaya başlıyorlar. Aslında bizim farklılaşma sürecimiz müşteri ilişkilerimizden samimiyetimizden geçiyor diyebilirim.

Kriz yönetimleri çok oluyor mu? Nasıl aşıyorsunuz?

Müşteri ilişkileri tarafında tabii ki sorunlar ve krizlerimiz oluyor ama burada en önemli şey samimi ve doğru olmak. Açık bir şekilde müşterinin sorununun neden kaynaklandığını anlatmak onu anlamak empati kurmak her zaman işe yarıyor. Şirketin genel işleyişi konusunda tabii ki her şeye her zaman yetişmek zor ve zaman krizleri yaşıyorum. Bunu da düzenli bir iş planı hazırlayarak, bu hafta neler yaptım, yapmam gerekenler şeklinde önümde yazdığımda daha net görebiliyorum. Böylelikle de zaten yapamadığım yetişemediğim konuların alarmını aslında önümdeki tablo veriyor bana. Bunu yetiştiremedim ve orada bir kriz çıkacak. Önceden yaşanan problemleri “off böyle oldu” diyerek biraz içe kapanarak karşılardım. Ama artık tamamen çözüm odaklıyım. Bir sorun mu oldu evet olabilir, bir kriz mi var tüm şirketlerde var. Peki, bunun çözümü nedir. Şimdi ne yapıyorum diyerek devam etmek harika. Problemleri de veya krizleri de sebeplerine göre küçük küçük ayırarak ve onları bu şekilde sırayla ortadan kaldırarak problemleri de bölerek krizden çıkma yöntemi işimi gayet kolaylaştırıyor.

Sosyal sorumluluk çalışmalarında bulunuyor musunuz? Paylaşmak ister misiniz?

Tabii ki, Hayalim olan tam bir iyilik hali adını verdiğim projem ihtiyaç sahibi anne bebeklere yardım etmek. Sitemizden alışveriş yapan kişilerin 1tl sini bir kumbarada biriktirerek her ay bir kurum bağış yapıyoruz. Ülkemizde sadece anne ve bebeklere yardım eden bir kurum, dernek yok. O yüzden bende çocuklara yardım götüren dernekleri tercih ediyorum. Bu yolda tabii ki bireysel olarak bu işe gönül vermiş insanlarla tanışıyorum. ASLINDA adını bilmediğimiz küçük küçük birçok yardımseverin kurduğu çocuklara bebeklere yardım götüren arkadaşlar var. Onlarla kontak halinde olmaya, takip etmeye çalışıyorum. İlerleyen süreçte kendim bu sistemi tamamen kendi üzerimizden ulaştırmayı hedefliyorum. Yani bir aracı olmadan. Çünkü bir ihtiyaç sahibi bebeğin annesine, bebek eşyası, mama, bez verdiğinizde ki o annenin mutluluğu sevinci yüzündeki ifade muhteşem bir şey. Bir bebeğin, bir çocuğun hayatına dokunmak. Hiç oyuncak sahibi olamayan çocuklar var. Bebeğine mama alamayan anneler var. Bunları düşündükçe inanın burnumun direği sızlıyor. Ve her seferinde ne yapabilirim ne olabilir kimler ne yapıyor hadi hep beraber bu çocukları mutlu edelim, bu bebekleri bu anneleri sevindirelim iyilik paylaştıkça büyüyen bir güç. Aslında hepimiz küçük küçük şeyler yaparak bile büyük bir güç yaratabiliriz. Hayalim ilerde ülkemizin her bölgesindeki çocuklara bebeklere yardım götüren bir yardım ekspres otobüsü.

i ki bireysel olarak bu işe gönül vermiş insanlarla tanışıyorum. ASLINDA adını bilmediğimiz küçük küçük birçok yardımseverin kurduğu çocuklara bebeklere yardım götüren arkadaşlar var. Onlarla kontak halinde olmaya, takip etmeye çalışıyorum. İlerleyen süreçte kendim bu sistemi tamamen kendi üzerimizden ulaştırmayı hedefliyorum. Yani bir aracı olmadan. Çünkü bir ihtiyaç sahibi bebeğin annesine, bebek eşyası, mama, bez verdiğinizde ki o annenin mutluluğu sevinci yüzündeki ifade muhteşem bir şey. Bir bebeğin, bir çocuğun hayatına dokunmak. Hiç oyuncak sahibi olamayan çocuklar var. Bebeğine mama alamayan anneler var. Bunları düşündükçe inanın burnumun direği sızlıyor. Ve her seferinde ne yapabilirim ne olabilir kimler ne yapıyor hadi hep beraber bu çocukları mutlu edelim, bu bebekleri bu anneleri sevindirelim iyilik paylaştıkça büyüyen bir güç. Aslında hepimiz küçük küçük şeyler yaparak bile büyük bir güç yaratabiliriz. Hayalim ilerde ülkemizin her bölgesindeki çocuklara bebeklere yardım götüren bir yardım ekspres otobüsü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir