Dr. Öğr. Üyesi Nihal Toros: “Kadına şiddet İçeren hiçbir İçerik yayınlanmamalı”

Dr. Öğr. Üyesi ve Güneşe Dokunan Kadınlar proje Danışmanı Nihal Toros Ntapıapıs

25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü geçmişten günümüze dünyanın hemen her yerinde kutlanmaktadır. Kadınlara yönelik yapılan birçok şiddete ve tüm bu olumsuzluklara ışık tutmak için taçlandırılan bugünde, Üsküdar Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi ve Güneşe Dokunan Kadınlar proje Danışmanı Nihal Toros Ntapıapıs eniyikadin.com’dan Besey Melis Demirtaş’a özel açıklamalar yaptı.

ENİYİKADİN.COM/ÖZEL HABER

B. Melis Demirtaş

“Babalara seslenmek istiyorum. Çocuklarınızı mutlaka okula gönderin.”

Sizce toplumsal cinsiyet eşitliği neyi öngörüyor?

Toplumsal cinsiyet eşitliği; kadınların ve erkeklerin aynı haklara aynı imkanlara sahip olmaları demek. nerede yaşarsanız yaşayın toplumsal cinsiyet eşitliği temel haktır. Erkeklerle aynı işi yapan kadınların daha az maaş almamasıdır. Kız çocukların okula gönderilmesidir toplumsal cinsiyet eşitliği. Eşit işgücü, eşit eğitime erişebilme olanağı, eşit ekonomik statü.

Kadına yönelik şiddetin kaynağında neler yatıyor olabilir?

Kesinlikle ilk önce aile içi eğitim yatıyor. Bu çalışma kapsamında aslında biz de o kadar çok şey öğrendik ki bunlardan bir tanesi şiddet gören bir çocuk ileride şiddete başvuruyor mu evet başvuruyor çünkü şiddet gören çocuk, problemi Sadece şiddetle çözebileceğini düşünüyor. Dolayısıyla ileride herhangi bir sorunla karşılaştığında kendisi de şiddete başvuruyor. Ben kesinlikle ilkokuldan itibaren okullarda da böyle bir dersin olması gerektiğini düşünüyorum çünkü bu dönemde aldığımız eğitim çok önemli. Ben her şeyin başında eğitimin olduğunu düşünüyorum. Özellikle babalara seslenmek istiyorum mutlaka çocuklarınızı okula gönderin. Biz bu proje kapsamında düzenli olarak her hafta şiddet görmüş kadınlarla ropörtajlar yaptık ve hep aynı şeyle karşılaştık. Ailesi tarafından çocuk denilebilecek yaşta istemediği birisiyle evlendirilmiş kadınlar, çocuklar ileride şiddetle karşılaşmışlar. Gerçekten çok ilginçtir ki bu hikaye hiç değişmedi ve eşlerinden ayrılmak istediklerinde de hepsinin ailesinden aldığı yanıt aynıydı; ancak ölürsen çocuklarını kabul ederiz… Dolayısıyla burada ailelere çok iş düşüyor lütfen özellikle kız çocuklarınızı evlendirmeyin, onları okutun.

Şiddet gören kadınlarımıza ne yapmaları gerektiği konusunda tavsiye verebilecek olsanız ne tavsiyelerde bulunurdunuz?

Şiddet görmüş kadınların ilk yapabileceği şey karakola gitmek ve oradan destek talep etmek olacaktır. Böyle bir hakları olduğunu kadınların mutlaka bilmesi gerekiyor, hiç kimse kadınları dayak yedikleri o eve, eşlerinin yanına gönderme hakkına sahip değil. Dolayısıyla işleri hakkında uzaklaştırma kararı çıkartabilirler, derneklere başvurabilirler. Eğer maddi imkanları yoksa barodan ücretsiz hukuki destek alabilirler.

Sizce aile, eğitim, medya ve din gibi sosyolojik etmenlerin kadına şiddet vakaları üzerindeki etkisi neler, ne kadar etkiliyor?

Elbette medyanın çok etkisi var. Dizilerde kadına şiddet ön planda. Hangi kanalı açsanız kadınları vuran, kadınları tekmeleyen, kadınları döven erkeklerle karşılaşıyorsunuz ama bunun tam tersini hiçbir zaman görmüyoruz. Dolayısıyla medya kuruluşlarının da Şiddeti destekleyen hiçbir içeriğe izin vermemeleri gerekiyor. Aynı şekilde biraz önce eğitimden bahsettim, aileden bahsettim. Öğretmenlerimize ve ailelerimize çok iş düşüyor. Gelenekler var, özellikle Türkiye’nin doğusunda oranlar daha fazla ve istatistikleri incelerseniz kadınların sadece boşanmak istedikleri için eşleri ya da eski eşleri tarafından öldürüldüklerini göreceksiniz. Dolayısıyla eğitimin de ön planda olması gerektiğini düşünüyorum.

“Kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olduğunun üzerinin çizilmesi gerekiyor.”

Kadına yönelik şiddette anne faktörünün önemi nedir? Sizce bir anne erkek çocuğuna hangi değerleri aşılamalı?

Bizim ilk öğretmenlerimiz aslında annelerimiz. Annelerin erkek çocuklarına kadına değer vermeyi öğretmeleri gerekiyor ama biz şu an içinde yaşadığımız ortamı düşünürsek; sosyo-ekonomik seviyenin daha az olduğu doğu bölgelerinde hayat biraz daha zorlaşıyor çünkü geleneklerden dolayı kadınların çok da fazla söz hakkı olmuyor. Bence kanaat önderlerinin, medyanın ve devletin de desteğiyle kamu spotlarının örneği yaratılmasına, yapılmasıyla kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olduğunun üzerinin çizilmesi gerekiyor. Siyasi liderlerin Öncü olması, mecliste daha fazla kadın olması,iş dünyasının her alanında kadınların daha fazla yer alması gerektiğini düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir