Adet gecikmesi neden olur ?

Adet gecikmesinin nedenleri ve belirtileri nelerdir?

Araştırmalar gösteriyor ki her kadında adet dönemi başladığı andan bitiş evresine kadar mutlaka adet gecikmesi yaşanabiliyor. Aslında adet gecikmesi hayatınızın rutininde olan normal bir durum olarak görülüyor. Bazı sebeplerden etkilenip ya gecikebiliyor ya da daha erken gelebiliyor. Burada doktorunuzun başta araştırması gereken şey gecikmenin herhangi bir fizyolojik değişime sebep olup olmadığı. Fizyolojik değişime neden olan bir problem varsa bu noktada tıbbi müdahaleler başlıyor.

Adet evresi 3 döneme ayrılıyor

Kadınların adet görmeye başladığı andan itibaren yumurtalıkların işlevini kaybetme anına kadar yaşanan dönem, üç başlık altında inceleniyor. Bunlardan ilki ergenlik döneminden 18 yaşına kadar olan dönem. Bu dönemde adet gecikmeleri normal oluyor. İki ayda bir, üç ayda bir hatta dört ayda bir bile süreyle adet görmeniz 18 yaşınıza gelene kadar normal bir durum sayılıyor. Bu dönemde asıl sorun aşırı kanamanın olması. 18 yaşından menopoz dönemine geçiş aşaması denilen 2.dönem ki bu dönemde adet gecikmeleri ya da adetin erken gelmesi gibi birçok adet düzensizliği ortaya çıkıyor. 3.dönem ise menopoz dönemi. Yani bu dönemde artık yumurtlama fonksiyonları artık görevini yerine getiremiyor ve hayatınızın sonuna kadar adet görmemeye başlıyorsunuz.

Organik sorunlar

Organik sorunların içinde rahimde ya da yumurtalıklarda adet görmeyi engelleyen bir rahatsızlığın bulunması yer alıyor. Bu rahatsızlıklar yumurtalıklarda bulunan kist veya miyomlar olabilir. Basit kistler ya da çikolata kistleri denilen yumurtalıklarda bulunan bu kistler hem gecikmeye hem de kanama miktarının artmasına neden oluyor. Miyomlar ise rahim içerisinde baskı oluşturarak çok ciddi kanama bozukluklarına yol açabiliyorlar. Ayrıca  anatomik bir bozukluk denilen rahim içinde doğuştan oluşmuş bir rahatsızlık sebebiyle kadınların hiç adet geçirmeme olayı da görülebiliyor. Tüm bu organik sebepler eğer herhangi bir sorun teşkil etmiyor veya zararsızsa tedavi medikal yani ilaçlı yollardan olabilir. Ancak durum ciddi ve fizyolojik değişikliklere neden oluyorsa jinekologlar tarafından cerrahi müdahaleler gerektirebilir.

Hormonal nedenler

Genç kadınlığın başında ya da menopoza yakın dönemde oluşan hormonal nedenler arasında herhangi bir yumurtlamanın olmadığı ya da yumurtlamada görülen düzensizlikler geliyor. İçlerinde en sık görüleni ise polikistik over sendromu. Polikistik over sendromu yumurtlama fonksiyonlarının bozukluğu anlamına geliyor. Çok sık görülen ve tipik bir hormonal bozukluktur. Tedavisi ise bir uzman tarafından medikal yöntemlerle gerçekleştirilebiliyor.

Stresten uzak durun

Ne demişler her şeyin başı stres! Evet her ne kadar fizyolojik sebeplerden dolayı rahatsızlık geçirsek de stres bunların en temel tetikleyicisi. Çok stresli olduğunuz zaman bu durum hormonların dengesini bozarak adet gecikmesine ya da belki de daha erken gelmesine neden olabiliyor. Aynı zamanda stres ani kilo kaybına ya da kilo alımına da sebep olarak adet düzensizliğini ortaya çıkarabiliyor. Ayrıca kaygı, depresyon gibi psikolojik bunalımlar da adet döngüsünü erteleyen sebepler arasında.

Doğum kontrolü ve emzirme

Doğum kontrol hapları yumurtlamayı önleyen östrojen ve progestin hormonlarının salgılanmasına neden olarak adet gecikmesi yaşatabiliyor. Ancak hapı kestikten 6 ay sonra adet döngüsü normale dönebiliyor. Bilindiği üzere emzirmek ve bebeğinizi anne sütüyle beslemeniz onun sağlığı açısından çok önemli. Ama emziren kadınlarda adet gecikmesi yaşanabiliyor ve bu durum emzirme işlemi sonlandırıldıktan sonra normal düzene giriliyor.

Obezite ve tiroid sorunlar

Dediğimiz gibi stresin tetikleyici olan ani kilo alımı ya da aşırı kilolu olma hali olan obezite de adet gecikmelerine neden olabiliyor. Hormonal değişikliklere sebep olan obezite, doktorunuzun önerdiği diyet ve egzersiz planıyla önlenemeyecek bir sorun değil. Aynı zamanda bu durumun tersi yani zayıflık da östrojen hormonunun salgılanmasını düşürerek adet gecikmesine neden olabilir. Aşırı aktif ya da yetersiz çalışan tiroid bezleri de adet düzensizliğine sebep oluyor. Tiroid vücudun metabolizmasını düzenler ve bu durum hormon seviyelerini de etkiler. Ancak medikal yollarla tedavi edilebilir ve tedaviden sonra normal adet döngüsüne geçilebilir.

Kronik hastalıklar

Diyabet ve çölyak hastalığı gibi kronik rahatsızlıklar da adet döngüsünü olumsuz etkileyebiliyor. Çölyak hastalığı ince bağırsakta hasara yol açabilecek bir iltihaba yol açabiliyor. Diyabette ise kan şekerindeki değişiklikler, hormonal değişikliklere neden olup nadir de olsa adet düzensizliğine neden olabiliyor.

Selamlar ismim Nilay 29 yaşında, 2 çocuk annesi, evhanımıyım boş zamanlarımı yeni yemek tarifleri deneyerek ve biriktirdiklerimi eniyikadın.com'da paylaşarak geçiriyorum. Umarım tariflerimden size uygun olanları denersiniz. Lezzet paylaştıkça artar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir