BigChefs Kurucusu Gamze Cizreli: Günde 16-17 Saat Çalışarak Buralara Geldim

Bugün hemen hepimizin mutlaka bir kez bile olsa içine girdiği bir dünya BigChefs! Haliyle tüketenler olarak üreticiyi ve bu kıymetli markayı ortaya çıkaranı merak ediyoruz. Bu hafta BigChefs kurucusu başarılı iş kadını Gamze Cizreli ile buluştuk.

eniyikadin.com’dan Merve Çelik’e konuşan Gamze Cizreli BigChefs hikayesini, bugünlere geldiğinden beri yaşadığı zorlukları, istihdam ettiği çalışanları ile olan uyumunu ve hayata dair önemli notları samimi bir dille yanıtladı.


Merve Çelik
eniyikadin.com / ÖZEL HABER

İşte sohbetten geriye kalanlar;

Hayal ettiğim şeyi doğru olduğuna inandığım şekilde yaparak bu günlere geldim gibi bir ifadeni vardı. Sizi bir hayale inandıran güç neydi bu hayatta?

Her zaman hayallerle yaşıyoruz. Bütün hayatımızı yönlendiren aslında bir sonraki adımımıza neden olan en büyük güç zaten hayal… Benim hayalim de aslında bir girişimci olarak kurduğum markanın bugünlerde bir dünya markası olmasıydı. Herhalde DNA’mda olan çocukluğumdan itibaren büyük sofralarda büyümenin, kazanlarla pişen yemeklerle büyümenin, Diyarbakır sofralarının, çocuklukta kurduğum hayaller belki de beni buraya getirdi. Her zaman çocukluğumdan beri neyi farklı yapabilirim, nasıl sürüden ayrılabilirim diye düşünerek büyümüştüm. Çok hayal kuran bir çocuktum, her zaman hayal kurardım hatta hayalperest olmakla da suçlanırdım. Ben hayal kurmanın çok önemli olduğuna inananlardanım her zaman. 

“HER ZAMAN BİRBİRİNE İNANAN KİŞİLER OLDUK.”

Daha önceki markalarda benimle birlikte çalışmış üç tane şef vardı onların adına kurulmuş markadır demişsiniz. Çalışanlarına bu kadar değer veren bir girişimcinin başarısı tesadüf değildir diye düşündük. Bu hikayeyi de sizden biraz dinlemek istedik.

Daha önceden de eski ortağımla birlikte Ankara’da pek çok marka yarattık. Sonrasında ben BigChefs markasını kurmaya karar verdiğimde o zaman daha önce çalışan şeflerden üç tanesi biz sizinle yola devam etmek istiyoruz diyerek bir seçimde bulundular. O zaman bu markanın ismi daha belli değildi. Onlar bu markaya gelmeye karar verdiklerinde ben de dedim ki ismi BigChefs olsun. Büyük şefler, sizler de üç büyük şef olarak bu markaya adınızı veren kişiler olun ve bu marka aslında şefler adına kurulsun, gelişsin, ilerlesin istedik. Çalışan olarak düşünmüyorum onlar benim takım arkadaşlarım. Biz bir aileyiz zaten aile ruhuyla da bugüne geldik. Her zaman birbirine inanan kişiler olduk. Liderlik aslında budur korkarak veya görev icabı değil inandığı için bir işi yapandır. O çorbada kendisinin de tuzu olsun isteyen arkadaşlarla yapılan işler de her zaman başarılı olmuştur. Bizde de öyle oldu.

“GÜNDE 16-17 SAAT ÇALIŞARAK BURALARA GELDİM”

Sıfırdan yukarı çıkmanın sırrı nedir?

Aslında aşama aşama oldu. Basamakları yavaş yavaş çıktık direkt en tepeye çıkmak gibi bir durum söz konusu olmadı. Önce tabi ki her şey bir hayalle başlıyor. Önce projeyi kuracaksınız sonra kendine inanan iyi bir ekip kuracaksınız. Parayı bulmak bana göre işin en kolayı. Önemli olan doğru işi bulmak… Doğru bir ekiple yola çıkmak sonrasında da parayı bulmak bu ekibi yöneterek çıkarsınız aslında. Çok çalışmadan hiçbir şey olmuyor. Ben hakikaten günde 16-17 saat çalışarak buralara geldim. Çalışmadan hiçbir şey olmuyor.

“BAZI VİDEOLAR ÇEKİP ÇALIŞANLARIMIZA YOLLUYORUM”

Sizin zevkleriniz, bakış açınız, disiplininiz ve her şeyi katabiliriz. Başarıdaki önemli etken de bu fakat tek kişisiniz, bu kadar şubenizde zihninizde olanları aynı anda yaşatmak çok zor olmuyor mu?

Evet, tabi ki sonuçta 2800-3000’e yakın çalışan var. Bu çok kolay bir iş değil…  Gün içerisinde bir arkadaşım ofisime geldi ve dedi ki “bir sürü küçük Gamzeler dükkanlarda geziyor. Çok hoşuma gidiyor bu durum… Sen bunu nasıl başarıyorsun?” Bu beni çok mutlu etti. Teknolojiden çok yararlanıyoruz artık… Herkesin elinde akıllı telefon var. Bazı videolar çekip çalışanlarımıza yolluyorum. Onlar izleyebiliyorlar. Bir kere ekipte hiyerarşi tabi ki var ama ben hiçbir zaman ulaşılmayan bir lider değilim. Bir alt kademeye herhalde yönetici arkadaşlarıma benim zihniyetimi aşılamışım. Misafir memnuniyeti önemlidir büyük bir heyecanla yapın, elinizde un, yağ, şeker varsa misafir helva istiyorsa yapın. Hiçbir şey yok demeyin. Her zaman her platformda söylüyorum. Manifestolar yayınlıyoruz, videolar gönderiyorum. “Günaydın bugün harika bir gün, hadi bugün kim daha fazla misafiri mutlu edecek.” diye… Teknolojinin de nimetlerinden yararlanarak mümkün olduğu kadar alt kademelere de yaymaya çalışıyorum. 

“DÜNYA İLK ADIMI ATMAKTAN KORKAN İNSANLARLA DOLU”

Kadın girişimci olmanın zorluğunu Gamze Cizreli nasıl kolaylaştırabilir?

Kadınlar aslında çok güçlüler de kendi güçlerinin farkında değiller. Bastırılmış, toplum tarafından biçilmiş bazı görevleri var öncelik tabi ki annelik. Ben de anneyim tabi ki çocuklarımı da büyüttüm, BigChefs de büyüdü. İkisi de ufacıktı şimdi biri üniversiteyi bitirdi Tıp okuyor, öbürü üniversiteye başladı. Çocuklar da büyüyor, özel hayat da gidiyor, sosyal hayat da ilerliyor. Kadın multitask! Aynı anda birçok işi yapabiliyor. Kadın aslında çok güçlü doğada da böyle sanılanın aksine dişi hayvanlar daha güçlü. Kendi güçlerinin farkına vararak lütfen bir baksınlar etraflarına ve bir şekilde bu hayatın nasıl dümenine geçerim diye kendi kendilerine karar versinler. Bana göre bu şekilde… Kendi hayatlarının dümeninde olma kapasiteleri çok yüksek, hayal etsinler, kimseyi dinlemesinler. Bir de sizi diğerlerinden ayıran üç temel özellik nedir bunu kendinize sorun siz kendiniz için cesur, risk alabilen, çok çalışkan, farklı düşünen, çok mantıklı gibi kendi gözlerinden gördükleri diğerlerinden ayrılan özellikleri belirlesinler. Bu üç özelliğe gör de kendilerini nerede görmek istiyorlarsa yola çıksınlar. Ben kendim için derim ki cesurum, çok çalışkanım ve sosyal ilişkilerim çok kuvvetli. Bunu yirmi sene önce de derdim. İlk adımı atmaktan, risk almaktan çekinmeyen biriyim. Dünya hakikaten ilk adımı atmaktan korkan hayallerine ulaşamamış insanlarla dolu. İlk adımı atmaktan çekinmeyin insan biriktirin etrafınızda sosyal ilişkilerinizi geliştirin. 

“GÜNDÜZ İNSANIYIM”

Gamze Cizreli’nin günlük rutini nedir?

Beş buçuk, altı arasında uyanıyorum. Sabah önce takvimimi okurum. Biraz kitap, günlük gazeteleri, gündemi okurum. Altı buçukta hava iyiyse yürümeye çalışıyorum. Bir saat benim kendime gelme vaktim. Kendime ayırdığım bu vakitte de aslında biraz podcast dinliyorum birazcık oradan da aslında ilham alıyorum. Daha sonra geliyorum kahvaltı ediyorum. Oğlumu okula gönderiyorum. Sonrasında saat en geç sekiz gibi evden çıkıyorum. Kuaförüm vesaire o tip şeylerim oluyor. Ofise gidiyorum, ofisteki işlerimi tamamlıyorum. Ofiste ilk önce BigChefs’deki işler ardından sosyal sorumluluk projeleri, arkadaşlarımla küçül buluşmalar yapıyoruz. Aynı anda birçok iş yapabiliyorum, çok organizeyim, çok saatli yaşıyorum. Bundan sonra iki tane daha görüşmem var biri sivil toplumla ilgili sonra da bir arkadaşımla yemeğe gideceğim. Akşamı da erken bitiriyorum ben en geç saat 11 gibi uykuya dalmış oluyorum. Hangi davette olursam olayım 9 buçuk gibi oradan ayrılıp evime gidiyorum. Benim biraz tempom hafta içi bu şekilde hafta sonu akşamı biraz daha uzatabiliyorum. Ben gündüz insanıyım. 

Şubeleri geziyor musunuz?

Tabii tabii geziyorum. Artık İstanbul’da hepsine ulaşmam zorlaştı 26 adede ulaştı. Hepsine çok rutin gidemiyorum ama bugün bir boşluk vardı Ataşehir’deki şubemize gittim, Tarabya’dakine gidiyorum. Sahada olmak çok önemli tabi ki… Trendleri takip etmek çok önemli zaten çok seyahat ediyorum. Fuarlara katılıyorum. Gitmişken de oralarda trendleri de gözlemlemeye çalışıyorum. Kimi bakar kimi görür ben hem gören hem de uygulayabilenlerdenim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir