RBC (eritrosit) nedir?

RBC – kırmızı kan hücreleri

RBC (red blood cell), kırmızı kan hücrelerinin (alyuvarların) toplam sayısını öğrenmek amacıyla doktorların yaptığı teste ve bu hücrelere verilen addır. Eritrositler, vücuttaki dokulara oksijen taşıyan hemoglobinleri içerdiği için bu testin sonuçları önemlidir. Sahip olduğunuz RBC sayısı, dokularınızın ne kadar oksijen aldığını etkilemektedir ve dokularınızın düzgün çalışması için oksijen gereklidir.

RBC (eritrosit) insanlar için neden önemlidir?

RBC, alyuvar, kırmızı kan hücresi ya da eritrosit, kanda en çok sayıda bulunan hücredir. Alyuvarın tıp dilindeki karşılığı olan eritrosit sözcüğü, Yunanca erythros (kırmızı) ve kytos (oyuk) sözcüklerinden türetilmiştir. Alyuvarlar ilk kez 1658’de, Jan Swammerdam tarafından oldukça ilkel bir mikroskop yardımıyla keşfedilmiştir. Eritrositler kırmızıdır ve bu sebeple dilimizde alyuvar olarak adlandırılmıştır; renklerini, kırmızı demir içeren hemoglobin adı verilen bir proteinden alırlar. Bu nedenle, kanımız kırmızı renktedir. Bir insandaki normal eritrosit değerleri ise şöyledir:

  • Erkekler: 4.7 – 6.1 milyon RBC
  • Kadınlar: 4.2 – 5.4 milyon RBC
  • Yeni doğmuş bebekler: 8 – 7.2 milyon RBC
  • Çocuklar: 4.6 – 4.8 milyon RBC
  • Hamilelikte: Normal yetişkin hücre sayısından az miktarda düşük.

RBC yüksekliği/düşüklüğü nedenleri ve tedavileri

RBC düşüklüğünün nedenleri; hamilelik, kemik iliği hastalığı, kemik iliği hasarı, kanser (daha çok kan kanseri), plazma hücreleri kanseri, eritropoietin (bir tür hormon) eksikliği, herhangi bir sebeple aşırı kan kaybı, kan nakli nedeniyle ortaya çıkan alyuvar yıkımı veya çökelmesi, kan damarı hasarı, yetersiz beslenme, B6 ve B12 vitaminleri, demir, bakır ve folik asit eksikliği, folat (B-9 vitamini) eksikliği anemisi, demir eksikliği anemisi, kemoterapi alındığında kullanılan ilaçlar, hemolitik anemi (kırmızı kan hücrelerinin normal ömürlerini tamamlayamadan, yıkıma uğrayıp kan dolaşımından uzaklaşması), metabolik bozukluklar, kronik iltihaplanma ve aşırı sıvı tüketimi olarak sıralanabilir. RBC düşüklüğünün belirtileri ise yorgunluk, halsizlik, güçsüzlük, baş dönmesi, nefes darlığı, baş ağrısı, soluk cilt rengi, göğüs ağrısı ve el ve ayaklarda üşümedir.

Eritrosit düşüklüğünden şüphelenmesi durumunda hastanelerin dâhiliye bölümüne başvurulmalıdır. Düşük sayıda kırmızı kan hücresi tedavisi, bu durumun nedenlerine ve belirtilerine göre değişiklik göstermektedir. Demir ve bakır açısından zengin gıdalarla beslenmek, yeterli miktarda folik asit ve A vitamini almak, spor yapmak, sigara ve alkolden uzak durmak kırmızı kan hücrelerinin artmasına yardımcı olacaktır. Eğer gerekli bulunursa kan nakli uygulanıp alyuvarların dışardan temin edilmesi sağlanacaktır.

RBC oranının yükselmesi, genellikle hücre ve dokulara yeterince oksijenin gitmediği durumlarda, bu durumu onarmak amacıyla fazlaca kırmızı kan hücresi üretilmesiyle ortaya çıkar. RBC oranının yükseldiği durumlar: böbrek kanseri, kalp yetmezliği ya da birtakım kalp hastalıkları, çeşitli akciğer hastalıkları, RBC üretimini arttıran steroidler, kan kanseri, doğuştan kalp hastalığı, aşırı sigara tüketimi, sporcuların performanslarını arttırmak amacıyla kullandıkları eritropoietin katkı maddeli enerji verici ilaçlar, pulmoner fibroz (nedeni bilinmeyen ilerleyici ve geri dönüşümsüz bir akciğer hastalığı), hemoglobinopati (doğumdan sonra gelişen bir durum), dehidrasyon (vücudun susuz kalması), obstrüktif akciğer hastalığı, aşırı miktarda kan nakli ve dokuların oksijeninde azalma (hipoksi) olarak sıralanabilir.

Alyuvar artışının belirtileri ise eklem ağrıları, karın ağrıları, bulanık görme, göğüs ağrısı, yüksek tansiyon, kulak çınlaması, baş ağrısı, yorgunluk, güçsüzlük, en hafif darbelerde bile ciltte oluşan morarmalar, avuç içinde ya da ayak tabanlarında hassasiyet, ciltte kaşıntı (özellikle duş aldıktan sonra), uyku bozukluğu ve baş dönmesidir. Bu durumların tedavisi, yine dâhiliye doktorlarının uyguladıkları testlerle belirlenerek kişinin şikâyetleri doğrultusunda göre uygulanmaktadır. Eritrosit düşüren ilaçların kullanımı ve kan vermek genellikle tercih edilen tedavi yöntemleridir.

Selamlar ismim Nilay 29 yaşında, 2 çocuk annesi, evhanımıyım boş zamanlarımı yeni yemek tarifleri deneyerek ve biriktirdiklerimi eniyikadın.com'da paylaşarak geçiriyorum. Umarım tariflerimden size uygun olanları denersiniz. Lezzet paylaştıkça artar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir