Babaların doğum depresyonuyla baş etmesini kolaylaştıracak 5 öneri

Doğum depresyonu kadınlar için çok bilinen bir durum olsa da erkeklerde de böyle bir sorunla karşılaşmak oldukça mümkün. Hatta yapılan araştırmalara göre eşi doğum depresyonu yaşan erkeklerin böyle bir sorunla karşılaşma olasılığı çok daha yüksek. Başlıca nedenler olarak gösterilen endişe ve korku genellikle doğumdan 3-6 ay sonrasında depresyona dönüşüp, bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Babalar da doğum depresyonu yaşar mı?

Anneler için oldukça alışkın olduğumuz doğum sonrası depresyonu aslında erkekler için de gayet olası ve doğal bir süreç. Anne hamilelik dönemi boyunca kendini yeni bir hayata hazırlaması gerektiğini 9 ay boyunca gerek psikolojik gerekse de fiziksel olarak hisseder. Fakat baba adayları, özellikle ilk kez baba olacak erkekler için bu süreç kadınlara göre biraz daha farklı. Çok sık olmamakla birlikte erkeklerde doğum öncesi de görülebilen bu depresyon genellikle doğumdan sonra 3-6 ay arasında daha sık yaşanabiliyor.

Babalar neden doğum depresyonu yaşar?

Kadınlar doğumdan önce bebeklerini hissetmeleriyle birlikte kendilerini 9 ay sonunda yaşayacakları sürece hazırlamaya başlar. Fakat baba adayları, baba olma duygusunu genellikle doğum sonrasında yaşayarak öğrenirler. Bu süreç içerisinde tıpkı anneler gibi babalar da dünyaya gelecek yeni misafirleri için endişe ve korku duymaları olağan bir durumdur. Fakat bu korku ve endişe kontrol edilemeyip, uzun bir süredir yaşanıyorsa (2-3 hafta) doğum depresyonu yaşıyor olma olasılığınız oldukça yüksek. Bunların nedenleri arasında, tıpkı annelerde de görüldüğü gibi, uykusuzluk, uykusuzluğun getirmiş olduğu günlük hayattaki enerji seviyesinde düşüşler, enerji kaybına bağlı yaşanan iş hayatındaki temponun düşmesi, bireyin kendini bu sürece hazır olmadığı fikriyle beraber gelen yetersizlik duygusu yer alıyor. Ayrıca baba adaylarının daha önceden yaşamış olduğu olumsuz deneyimler (örneğin bir önceki bebeğin kaybedilmesi, çocukluk döneminde kuvvetsiz olan aile bağları, çiftler arasında halledilemeyen sorunlar gibi) de doğum depresyonuna yol açabiliyor.

Doğum depresyonuyla baş etmenin yolları

  • Öncelikle burada belirtilmesi gereken önemli nokta baba adaylarının depresyon sürecini fark edip bunun üzerinde yoğunlaşması.
  • Dünyanın neredeyse çoğu yerinde yaygın olan babalar doğum depresyonu yaşamaz algısı maalesef bu süreci tanımlamayı zorlaştırdığından çözüme de ulaşılabilmesi biraz zaman alabiliyor. Yapılan araştırmalara göre doğum öncesi çiftlerin birlikte katıldıkları nefes terapileri veya yoga bu depresyonun önüne geçmekte oldukça önemli. Stres kaynaklı problemlerin çözümü için oldukça etkili olan yoga aynı zamanda yaşanan endişeyi de kontrol altına almakta çok etkili olabiliyor.
  • Doğumla birlikte yaşanabilecek depresyonla baş etmenin bir diğer yoluysa; babalığı daha önceden deneyimlemiş olan kişilerle fikir alışverişinde bulunulması ve bu kişilerle iletişim halinde olunması olabilir.
  • Doğum depresyonunda görülen en yaygın belirti baba adayının asosyalleşmesidir. Bu yüzden farklı sosyal ilişkilerin kurulması hem baba adayı için bir deneyim hem de oluşan stresin azaltılmasında etkili bir rol oynayabilir.
  • Bir diğer tavsiye de baba ve bebek arasındaki iletişimi kolaylaştırabilecek çocuk gelişimi kitaplardan faydalanmak olabilir. Günümüzde her iki cinsiyet için de yazılan çocuk gelişimi kitapları adeta bir kılavuz niteliğinde olabiliyor. Genellikle annelerin rağbet göstermiş olduğu bu tür kitaplar aslında baba adayları için de uçsuz bucaksız bir bilgi denizi.

Yardım almaktan korkmayın:Bu süreçten kurtulamayıp doğum depresyonu ile karşı karşıya kalmış bir baba adayı için en önemli adım daha fazla zaman geçirmeden profesyonel bir yardım almak olmalıdır. Aslında geçici bir süreçmiş gibi görünse de doğum depresyonu çocuk gelişimi için oldukça tehlikeli olabiliyor. Babayla iletişimi kurulamamış olan bebeğin, çocukluk ve ergenlik dönemlerinde davranış bozukluğu veya iletişim kurmakta zorlanması gibi riskli durumlara yol açabiliyor.

Merhaba ben Deniz. 1991 İzmir doğumluyum ve psikoloji mezunuyum. Araştırma yapmayı ve yeni bilgiler öğrenmeyi çok severim. Part-time olarak da faydalı olabilecek bilgileri yazıya dökerek sizlere aktarmaya çalışıyorum. Takipte kalın, bilgiyle dolun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir