Erken yaşta gebelik riskleri

10-19 yaş arasındaki bireyler, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından adolesan (ergen) olarak tanımlanır. Adolesan döneminin en belirgin özelliği fiziksel, psikolojik ve cinsel gelişimin tamamlanıyor olmasıdır. Kadınların henüz ergenliğe girmeden hamile kalması, hem kendisi hem de bebek için çok sakıncalı sonuçlar doğurabilir. 20-29 yaş arası kadınlara nazaran 18 yaş altı kadınlarda anne ve bebek ölümlerine ve gebeliğe bağlı sağlık sorunlarına daha sık rastlanır.

Erken yaşta hamile kalmanın riskleri nelerdir?

Erken yaşta hamilelikte yaşanan sorunlar, bu dönemde kadınların fiziksel ve ruhsal olarak hamile kalmaya ve doğum yapmaya yeterince hazır olmaması sebebiyle oluşur. Zor gerçekleşen doğumların en önemli sebeplerinden biri pelvisin (kalça kemiği) yeterince gelişmemiş olmasıdır. Zor doğuma bağlı olarak idrar ve dışkı kaçırma, fistül sorunları, sosyallikten kaçınma, rahim yırtılması, anne ve bebek ölümü gibi problemler yaşanabilir. Adolesan döneminde ve düşük bir kiloda doğum yapmak hipertansiyon, doğum sırasında yaşanan aşırı kanamadan ötürü daha sonra oluşacak olan kansızlık ve sezaryen doğum oranını da yükseltmektedir. Anne ölümlerinin %13’ü, erken yaşta doğum yapmaktan kaynaklanır. Gebelik zehirlenmesi, perine (vajina ile makat arasında yer alan bölge) yırtıkları, doğum sonrasında depresyon, doğum sonrasında enfeksiyonlar yaşanabilecek diğer sorunlardır.

Erken yaşta hamile kalmak bebeği nasıl etkiler?

Erken yaşta gebelikte yaşanan en büyük sorun bebek ölümleridir. Yapılan araştırmalara göre, 15 yaş altı gebeliklerde yaşanan bebek ölümleri, 20 yaş altı kadınlara oranla daha fazladır. Adolesan döneminde gerçekleşen gebeliklerde erken doğum ve buna bağlı olarak da bebeğin düşük kiloda doğma olasılığı yüksektir. Düşük kiloda dünyaya gelen bebeklerde nörolojik problemler görülebilir. Yenidoğanlarda görülen nörolojik rahatsızlıklar, ilerleyen zamanlarda zekâ geriliği ve epilepsi gibi hastalıkların oluşmasına da neden olabilir.

Erken yaşta hamile kalmanın sebepleri

Adolesan hamileliklerin belki de ilk sebebi erken yaşta yapılan evliliklerdir. Çiftlerin doğum kontrol yöntemleri hakkında, küçük yaşlarda daha bilgisiz olması da bu evliliklerde erken yaşta hamileliklere neden olur. Buna ek olarak, erken yaşta evlilik dışı hamilelikler de gerçekleşebilir ve ailelerden destek alınamaması halinde yaşanan travma oldukça ağır olacaktır. Hamileliğin sonlandırılması durumunda yaşanan sorunlar ve suçluluk duygusu bu travmayı tetikler. Adolesan çağı, hormonal ve ruhsal değişimlerin en yüksek noktada yaşandığı dönemdir. Henüz kendini tanıma ve keşfetme aşamasında olan bireyler, hamilelik ve annelik sorumluluklarını taşımakta zorlanırlar. Adolesan hamileliklerin önlenmesi için aileler ve toplum bilinçlendirilmeli ve bu durum mümkün olduğu kadar engellenmelidir.

Merhaba ben Deniz. 1991 İzmir doğumluyum ve psikoloji mezunuyum. Araştırma yapmayı ve yeni bilgiler öğrenmeyi çok severim. Part-time olarak da faydalı olabilecek bilgileri yazıya dökerek sizlere aktarmaya çalışıyorum. Takipte kalın, bilgiyle dolun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir