Bebeğinizin duygusal gelişimini merak ettiniz mi?

bebegin-duygusal-gelisimi-eniyikadin

Artık bebeğinizi kucağınıza aldınız. Büyük bir duygu seli içindesiniz. Yüksek ihtimalle bebeğinizin neler hissettiğini merak ediyorsunuz. Ancak düşünüldüğü gibi bebekler, doğduklarında duygusal olarak gelişmemişlerdir. Dünyaya geldiği ilk andan itibaren bebeğin duygusal gelişimi başlar. Bebeğin duygusal gelişiminin üzerinde annenin ve bebekle etkileşimde olan diğer herkesin etkisi vardır. İşte bebeğin duygusal gelişim aşamaları ve dikkat edilmesi gerekenler.

 

Doğumdan itibaren ilk üç ay

 

İlk aylarda duygusal gelişim, bebeğin ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanması üzerinden başlar. Yaklaşık 3 ay boyunca bebeğinizin ifadeleri sadece ihtiyaçlarının, memnuniyetinin ve huzursuzluğunun göstergeleri olacaktır.

 

Bebeğiniz doğumdan itibaren gülümseme gösterecektir. Ancak bunu sosyal gülümsemeyle karıştırmamak gerekir. O sadece keyfi yerinde ve memnun olduğu için gülümsüyor. Bu gülümseme bebeğiniz huzurlu hissettikçe artıyor. İlk aylarda ağladığında ve üzüldüğünde onu kucağınıza almalısınız. İlk göreviniz, ona huzuru sağlamaktır.

 

Birinci aydan sonra sosyal gülümsemeler başlar ve bu 3. aya kadar gelişmeye devam eder. Artık bebeğiniz, gülümsemesiyle kişi ve olaylar arasındaki ilişkiyi kurmaya başlıyor.

 

İkinci ayın sonlarına doğru bebeğiniz sevinç duymaya başlıyor ve bunu ifade edebiliyor.

 

Bebeğiniz huzursuz olduğunda, yalnız hissettiğinde ve güvende hissetmediğinde üzüntü duyacaktır. Yani üzüntünün sebebi insanlardan ve diğer nesnelerden soyutlanmasıdır. İlk üç ay boyunca üzüntünün kaynağı budur. Bunu size ağlayarak haber verir. Ağlama aynı zamanda herhangi bir ihtiyacı olduğunda size haber vermek için kullanabileceği tek dil.

 

İlk aydan itibaren öfkeli tepkiler görmeye başlarsınız.  Bebeklerde öfkeye neden olan sebepler zaman zaman değişebildiği gibi belli başlı nedenler şunlardır:

 

  • Açlık
  • Tok olduğu hâlde zorla yemek yedirilmeye çalışılması
  • Üşüme veya sıcaklama
  • Canının yanması, ağrılı hastalıklar, burun tıkanıklığı
  • Yalnız kalma
  • Ağlayarak anlatmaya çalıştığı ihtiyacın görmezden gelinmesi veya anlaşılmaması

 

4-7 aylar arasındaki duygusal gelişim

 

Dördüncü aya yaklaştıkça bebeğin duygusal gelişimi daha karmaşık duygu ve tepkilere doğru ilerler.  Üçüncü ayın sonunda görmeye başladığımız şaşırma ifadesi dördüncü ayla beraber iyice belirginleşir. Bebeğiniz beklenmedik olaylar karşısında açıkça şaşırır. Bu şaşkınlık ifadesi, korku veya sevinçten kolayca ayırt edilebilir.

Dördüncü ayla beraber bebek, çevresini algılamaya başlar. Artık dünyada sadece kendisi ve annesi değil başka insanlar ve nesneler de vardır. Örneğin bebeğiniz aynadaki yansımasını fark edebilir. Ayna çok önemli bir oyuncak sayılabilir. Çünkü 4. ay ile 7. ay arası kendi vücutlarıyla, aynadaki görüntülerini birleştirmeye başladıkları dönemdir.

 

Oyun oynamaktan zevk almaya başlarlar. Ancak bu oyunlar oyuncaklarla oynanan oyunlardan ziyade sosyal oyunlardır. Oyuncaklardan çabuk sıkılırlar. Anne veya bakıcısının ilgisini tercih eder, onlara gülümseyerek oyunlarından memnun olduğunu ifade eder. Üstelik ses çıkarmaya bayılırlar çünkü kendi sesleri hoşlarına gitmektedir.

 

Sekizinci ay ve sonrası duygusal gelişim

 

Yedinci ayın sonlarına doğru bebeğin duygusal gelişimi korku ve endişeler üzerinden devam etmeye başlar. Bu durum ebeveynleri korkutabilir. Öncelikli olarak bu sürecin olağan olduğunu ve bu süreçte nelere dikkat etmeniz gerektiğini bilmelisiniz.

 

Bebekte ayrılık endişesi gelişmeye başlar, ebeveynlerinden veya onunla daha sık ilgilenen kişiden ayrı kaldıklarında huzursuz hissederler, üzüntü duymaya başlarlar. Üzüntülerinden dolayı ağlarlar.

 

Yabancılara karşı utangaç ve endişeli tavırlar sergilerler. Buna yabancı kaygısı denir. 8. ay ile başlayan yabancı korkusu zaman ilerledikçe daha da yoğunlaşacaktır. İnsanları hatırladıkça yeni gelen yabancılara karşı tepkisi daha büyük olacaktır. Bu, bebeğin duygusal gelişiminde normal bir süreçtir. Çocuğunuz saklanmaya çalışacak ve size olabildiğince yakın durmaya çalışacaktır.

Yabancı bireyin yavaş hareket etmesi, çocukla temasa geçmek için acele etmemesi çocuğun endişesini azaltacaktır. Bazı çocuklar diğer çocuklara kıyasla yabancı endişesini daha ağır yaşayabilirler.

 

Hayatının 2. yılına doğru çocuğunuz, kişiler arasında tercih yapabilmeye başlar. Kendilerine daima birilerinin eşlik etmesini isterler ancak tercihi daima yakın hissettiği bireyden yanadır. Ebeveynleri veya başlıca bakıcıyı diğer insanlara tercih ederler. Bir ihtiyaçları olduğunda, gece uyandıklarında, korktuklarında öncelikle annelerini çağırırlar.

 

Bir yaş dolmaya başladığında çocuğunuz olaylar arasındaki neden sonuç ilişkisini kurma yetisine sahiptir. Yaptıklarına verilen tepkileri artık ayırt edebilirler ve bir sonraki sefer bu tepkileri düşünerek hareket ederler. Ayrıca sadece tepkileri gözlemlemek için birçok şey yaparlar. Sadece ebeveynlerin değil diğer bireylerin de tepkilerini görmek istediklerinden farklı zamanda aynı şeyleri tekrar edebilirler. Bu sayede çevrelerinde nelerin onaylanmadığını, hangi hareketlerin hangi sonuçları doğurduğunu öğrenmeye başlarlar. Yaşları ilerledikçe de bu öğrendiklerine göre hareket etmeye başlarlar.

 

Bebeğin duygusal gelişimi, çocukluktaki duygusal gelişimi ve doğal olarak yetişkinlikteki duygusal hayatı etkileyeceğinden oldukça önemlidir. Ebeveynler ve bebekle iletişim halinde olan herkes bebeğe bunları bilerek yaklaşmalıdır. Bebeğin gelişimi bireyin gelişimidir.

Yıllardır güzellik analında çalışıyorum. 27 yaşındayım. Makyaj, cilt bakımı, güzellik tüyoları ve en yeni makyaj trendlerini sizler için derliyorum. Tecrübelerimi sizlerle paylaşmak için eniyikadın.com'dayım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir