in

Hamilelik İçin Yararlı Bilgiler

Hamilelik İçin Yararlı Bilgiler
Hamilelik İçin Yararlı Bilgiler

Hamilelik süreci insanlara farklı deneyimler yaşatan, kazanımlarla dolu bir süreçtir. Planlı ya da plansız olsun hamilelik öğrenildiği an itibariyle anne ve babayı duygular arası bir yolculuğa çıkartır. Plansız olduğunda beklemediğiniz bir sürprizle karşılaştığınızı düşündüğünüz bir anı yaşamış olursunuz.

Hamilelikte sorumluluklarınızın artacağı ile ilgili düşünceler, çalışan annelerin iş yaşamlarında olabilecek değişikliklerle ilgili kaygıları doğal duygulardır. Tıpkı öğrendiğiniz anda sevinç çığlıkları atmanın, yakınlarınızla bu haberi paylaşmanın doğal olduğu gibi… Size içinizde yaşayan bir canlı olduğunu haber veriyorlar. Ta ki hızlı hızlı atan kalp atışlarını duyana kadar inanamıyorsunuz. Eğer o ana kadar içinizde kaygılar varsa, çoğu zaman ilk duyduğunuz o kalp atışlarının sizi büyülediğini ve dönüşüme uğrattığını fark ediyorsunuz.

Hamilelikte Bulantı Kusma

Hamileliğin ilk 3 ayında hormonların etkisiyle özellikle sabahları ortaya çıkar. Genellikle 3. aydan sonra şikayetler azalır, zamanla tamamen kaybolur.

Öneri ;

  • Yataktan kalkmadan bisküvi, kızarmış ekmek gibi kuru şeyler yenmeli,az ve sık yenmeli
  • Soslu, yağda kızartılmış, çok şekerli sulu gıdalar alınmamalıdır
  • Haşlama patates, ekmek, yumurta, peynir, yoğurt, pirinç pilavı, makarna, yenilebilir.
  • Tuzlu leblebi ve içecekler ile soda da yararlıdır.
  • Hafif ve yağsız yiyecekler yenmelidir.
  • Sabah uyandıktan sonra çubuk kraker, bisküvi ve leblebi yemek ve ayağa kalkmadan önce on – onbeş dakika beklemek sabah mide bulantılarını keser.
  • Peynir, yoğurt yemek iyi gelebilir.
  • Zencefil çayı içmek faydalı olabilir.
  • Su ve sıvı gıdaları yemekle birlikte değil yemek aralarında tüketin.
  • Yağlı, baharatlı, şişkinlik yapan gazlı yiyecekler tüketmeyin.
  • Dinlenin ve stresten uzak durun.Midede şişkinlik yapmayan içecekler tüketilmelidir.
  • Doktorunuzun önerdiği ilaçları kullanabilirsiniz, doktorunuzun önerisi dışında ilaç, bitkisel ilaç v.b kullanmamalısınız
Hamilelikte Sık İdrar Yapma
Hamilelikte Sık İdrar Yapma

Hamilelikte Sık İdrar Yapma

Hamileliğin ilk yarısında artan kan dolaşımı ve hormonların etkisiyle, son yarısında ise bebeğin önde gelen kısmının mesaneye yaptığı bası sonucunda sık idrar yapma isteği ortaya çıkar.

İdrar yaparken yanma olması ve renk değişikliği idrar yolu enfeksiyonu belirtileridir. Derhal bir hekime başvurulmalı ve gerekli tedaviye başlanmalıdır. Enfeksiyon yoksa sık idrara çıkma normaldir. Geceleri tuvalete kalkmak zor geliyorsa yatmadan önce çok su tüketilmemelidir.

Hamilelikte Varis Oluşumu

Hamilelikte büyüyen uterusun yaptığı basıya bağlı olarak, bacaklarda, labium majör ve labium minörlerde varis meydana gelebilir.

Öneri :

  • Uzun süre ayakta durulmamalıdır.
  • Önceden varis varsa veya gebelikte ortaya çıkmışsa gebeliğin erken döneminden itibaren elastik varis çorabı giyilmelidir.
  • Bacaklar yükseğe kaldırılarak dinlendirilmelidir.
  • Ayaklara düzenli egzersiz yapılmalıdır.
  • Dolaşımı artırmak için ayak bileklerine daireler çizdirilebilir.

Hamilelikte Ödem

Hormonların etkisiyle vücutta su tutulması, gebelikte görülen ödemin nedenidir.   Gebeliğin geç döneminde sadece bacaklarda ortaya çıkan ödem tedavi gerektirmez. Ödem; sabahları, el, yüz ve bacaklarda meydana geliyorsa, hamilelik zehirlenmesi belirtisidir. Tedavisi gerekir.

Öneri :

  • Uzun süre ayakta durulmamalıdır.
  • Sıkı-lastikli çorap ve iç çamaşırı giyilmemelidir.
  • Bacaklar yükseğe kaldırılarak dinlenilmelidir.
Hamilelikte ve Beslenme
Hamilelikte ve Beslenme

Hamilelikte ve Beslenme

Hamile olduğunu yeni öğrenen kadınların pek çoğunda, en çok ilgi çeken konulardan birisi beslenme şeklinin nasıl olması gerektiğidir.

Çoğu kadın bebeğinin gelişimi için doğru ve dengeli beslenemediğini düşünür. Hatta ilk aylarında kilo alamayan gebeler endişelenebilir. Aslında tüm bu endişeler çoğu zaman gereksizdir. Çünkü bulantı ve kusmalar ile iştahsızlık problemleri ilk aylarda kilo almayı doğal olarak engelleyebilir. Kimi zaman hastaların eline çeşitli diyetler verilmekte ve belli beslenme programlarına zorlanmaktadırlar. Bazı gebeliğin özel durumları haricinde bu tür yaklaşımların hiçbir bilimsel geçerliliği yoktur. Kadınları korkutarak sevmedikleri veya tolere edemedikleri gıda maddelerini tüketmeye zorlamak kabul edilebilir bir yaklaşım değildir. Bu tür diyetler ancak konunun uzmanı diyetisyenler tarafından hastanın durumu göz önüne alınarak, doktorunun önerileri doğrultusunda ve kişiye özel olarak hazırlanabilir.Ancak yine unutulmamalıdır ki bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal, fiziksel, zihinsel yönden iyi gelişmesi annenin sağlığı ve dengeli beslenmesiyle orantılıdır.

Annenin hamilelik öncesi fiziksel gelişimini tamamlamış olması, besin depolarının yeterli olması ve yaşı, hem bebeğin hem de annenin sağlığını koruyacak en önemli etkenlerdir. Çünkü bebek, annenin besin yedeklerinden ve gebelik boyunca tükettiklerinden kendisi için gerekeni seçip alarak, büyür beslenir. Annenin günlük yaşantısını sürdürecek yeterli enerji ve besin öğelerini alırken doğal yollardan fazladan alacağı protein, enerji, vitamin ve mineraller hem kendisi hem de doğacak bebeğin sağlıklı olmasının garantisidir. Normal bir hamilelik sürecinde annenin kendi gereksinimine ek olarak tükettiklerinin bebeğe aktarılması için annenin yaklaşık 10-12 kg alması yeterlidir. Bu artışı sağlayabilmek için gebelik öncesine göre bir gebe ek olarak günlük 20 gr. protein, 15-20 mg. demir, 500 mg. kalsiyum ve ortalama 300 kalorilik enerji alması gereklidir.

Hamilelikte Demir Eksikliği

Hamilelikte “kan yapıcı” yani demirden zengin gıdaların tüketilmesi ve özellikle de 4-4.5 aylardan sonra folik asitli demir ilaçlarının kullanımı önemlidir. Çünkü özellikle bu aylardan sonra demir eksikliğine bağlı olarak kansızlık (anemi) ortaya çıkabilir. Aşırı derecede kansızlığı olan kişilerde kan haplarına (demir hapları) gebeliğin erken dönemlerinde de başlanabilir. Ancak bu durumda zaten ilk aylarda sık olarak görülen bulantı, kusma ve mide şikayetlerinde artış olabileceğinden tedaviye başlangıç süresi birkaç hafta ertelenebilir.

Hamilelerde demir eksikliği, halsizlik, bitkinlik, nefes darlığı, uykuya meyillilik ve çarpıntı gibi şikayetler oluşturabileceği gibi gebelikle ilgili olarak da erken doğum, bebeğin rahim içinde gelişememesi, ölü doğum ve düşükler gibi komplikasyonlara zemin hazırlar. Ayrıca ileri derecede kansız bir gebe doğum sonrası lohusalık döneminde de sıkıntı çeker. Demir eksikliğini en aza indirebilmek için kan yapıcı; pekmez, kuru üzüm, kırmızı et, yumurta ve kuru baklagillerden zengin gıdaların tüketilmesine önem verilmelidir. Ayrıca C vitamininden zengin meyve ve sebzeler de bağırsaklardan demir emilimini arttıracaklardır. Genelde 4.aylardan sonra başlanılan demir hapları kesinlikle sütle birlikte içilmemelidir. Çünkü süt, demirin emilimini azaltarak etkisizleştirmektedir. Verilen demir hapının dozu hekim tarafından kişiye özel olarak ayarlanmaktadır. Kişinin kanının ileri derecede düşüklüğü kan ilacının dozunun arttırılmasına neden olabilir. Veya örneğin ikiz gebeliklerde vücudun demir gereksinimi artacağından dolayı doz yükseltilmesine gidilebilir.

Bazı kişiler demir haplarını mide şikayetlerinden dolayı gebelikleri boyunca kullanamayabilirler. Bu kişilerde, içilebilir (sıvı) demir solüsyonları kullanılabilir. Bazan de demir damar içi veya kas içi uygulamalarla hastalara yüklenebilir. Çok ileri durumlarda ise kan veya eritrosit (kırmızı kan hücresi) transfüzyonu (nakli) yapılması zorunlu hale gelebilir. Bir kişide yoğun bir şekilde yapılan demir tedavilerine rağmen halen kandaki hematokrit ve hemoglobin değerleri düşük kalıyorsa demir eksikliği anemisi dışındaki anemiler veya barsak emilim bozuklukları (malabsorbsiyon sendromları) aranmalıdır.

Hamilelikte Sıvı Alımı Nasıl Olmalıdır
Hamilelikte Sıvı Alımı Nasıl Olmalıdır

Hamilelikte Sıvı Alımı Nasıl Olmalıdır ?

  • Hamilelik süresince bol miktarda su ve sıvı alımı sizin ve gebeliğiniz açısından son derecede yararlıdır.
  • Özellikle bol su tüketimi idrar yolu enfeksiyonu, oligohidramnios (bebeğin amnion sıvısının normalden az oluşu), erken doğum eylemi, solunum yolu enfeksiyonları, kabızlık, ishal gibi pek çok durumda koruyucu veya tedavi edici olabilir.
  • Hamilelikte çay, kahve, kolalı içecekler ve kakao önerilmez. Çay içerdiği ‘tein’ maddesiyle demir eksikliğine yol açarken, diğer maddeler ‘kafein’ içerdiğinden ötürü bebek üzerine olumsuz etkide olabileceğinden dolayı önerilmemektedir. Maden suyu (soda) içilmesinin ise hiçbir olumsuz etkisi yoktur.
  • Tamamen doğal ve hiçbir katkı maddesi içermeyen nane, limon, adaçayı, ıhlamur, kuşburnu, papatya gibi bitki çayları da gebelikte içilebilir. Ancak, “sinemaki çayı” nın içimi konusunda bazı endişeler vardır. O yüzden bu bitkisel çayın hamilelik sırasında tüketilmesi önerilmemektedir.
  • Alkol,hamilelikte kullanıldığında bebekte ‘fetal alkol sendromu’ olarak tanımlanıp, zeka geriliği ve bir takım yapısal anormalliklerle kendini gösteren problemlere yol açtığından ötürü kesinlikle zararlıdır.
  • Hamilelikte gereksiz kalori tüketimini de kısıtlamak gereklidir. Unutulmamalıdır ki, önemli olan annenin karnının yağ bağlaması değil içerideki bebeğin sağlıklı ve uygun gelişimidir. Bu yüzden kek, bisküvi, reçel ve meşrubat gibi temel besin öğelerinden yoksun şekerli yiyecek-içeceklerden mümkün olduğunca kaçınmak gereklidir. Ayrıca yağlı kızartmalar yerine haşlama türü gıdalar tercih edilmelidir.
  • Aşırı tuz tüketiminden de kaçınmak uygundur. Özellikle son aylarda aşırı tuzlu yeme ile vucütta ödem artabilir, tansiyon yükselebilir ve kendinizi daha rahatsız hissedebilirsiniz.

Hamilelikte Nasıl Yatılır?

Hamilelikte özellikle sol yana yatış pozisyonu önerilir. Neden sağ tarafa değil de sol tarafa? Çünkü vücudun ortasından hafif sağ tarafta en büyük toplardamar (vena kava inferior) geçer. Sağ tarafa doğru yatılırsa bu toplar damara rahim bası yapar ve kalbe dönen kan miktarı azalır, bu da bebeğe giden kan miktarının azalmasına neden olur. Sağ tarafa yatıldığında kalbe dönen kan azalacağı için vücuttaki şişlikler artabilir. Sol yana yatıldığında tersine plasentaya (bebeğin eşine) giden kan artar, böylece bebeğe daha fazla oksijen ve besin maddesi ulaşır.

  • Sol tarafa yatmak kan dolaşımındaki sirkülasyonu arttırarak vücuttaki şişlikleri (ödem) azaltır. Hamileler için en rahat uyku pozisyonu sol yana yatarak bacakların karna doğru çekildiği pozisyondur.
  • Sol yana yatarken sırtınızın arkasına büyükçe bir yastık koyarak hem daha rahat edersinizhem de uykudayken sağa dönmeyi engelleyebilirsiniz.

İlk 3 ay, yatış pozisyonu:

  • Hamileliğin ilk 3 ayında yatış pozisyonu önemli değildir, yüzüstü hariç her pozisyonda yatılabilir çünkü bu aylarda rahim küçük ve hafif olduğu için damarları bası yapmaz.

Hamilelikte sırtüstü yatmak:

  • Hamileliğin özellikle son aylarında sırt üstü yatmaktan kaçınmak gerekir. Bu pozisyonda rahim bütün ağırlığıyla büyük kan damarlarına, omurgaya, sırt kaslarına ve barsaklara baskı yapar. Bu da bel ağrılarına ve hemoroide (basur) neden olabilir. Sırt üstü yatmak kan basıncında düşmeye neden olabilir, bazen anne adayları bu şekilde baş dönmesi, halsizlik gibi şikayetler hissederler.

Hamilelikte yüz üstü yatmak:

Hamilelikte yüzüstü yatmamak gerekir. Tahmin edilebileceği gibi bu pozisyonda rahim ve bebek baskıya uğrayabilir.

Hamilelikte Bitkisel Çay Tüketilir Mi ?

Hamilelikte bu tür bitkisel ürünler ve çaylar konusunda çok dikkatli olunmalıdır. Çünkü bunlar çok çeşitli maddeler içerirler, bu maddelerden bazıları rahimin kasılmasına sebep olabilir bazıları ishal, bulantı, kusma v.b etkiler yaratabilir.O yüzden özellikle bilmediğiniz, hiç duymadığınız bitkisel ürünlerden uzak durmalısınız, bunları içmemelisiniz hatta yemeklerde de kullanmamalısınız.

Yaygın olarak  kullanılan limon, ıhlamur, elma, portakal, ahududu, nane gibi çayları aşırı olmamak şartıyla içebilirsiniz. Fesleğen, aloe vera, ardıç, ginseng, kimyon, yasemin, lavanta, melek otu gibi bazı bitkiler gebelikte zararlı olabilir, kesinlikle uzak durmalısınız.

 

Hamilelikte Diş Bakımı Nasıl Yapılmalıdır ?

 

Hamilelikte ; kalsiyum eksikliğine bağlı çürük oluşumu ve her gebeliğin bir dişin kaybına neden olduğu düşüncesi yanlıştır.

Hamilelikte ; tükürük birleşimindeki değişiklik, gebelik öncesinde var olan çürüklerin ilerlemesini hızlandırır. Diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamasına rağmen, dişler düzenli fırçalanmalıdır.

Hamilelikte ; her türlü diş tedavisi (diş apse tedavisi, diş çekimi ) yapılabilir. Uzun sürecek tedaviler (kanal tedavisi gibi) 6. aydan sonraya bırakılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hamileliğin 30. Haftası - 30 Haftalık Gebelik

Hamileliğin 30. Haftası – 30 Haftalık Gebelik

Lu Diyeti Nedir

Lu Diyeti Nedir?