Mücella Öztekin: İsteyin Ve O Mutluluğu Yaşayın

Futbolcu Yasin Öztekin’in eşi Mücella Öztekin, egzersizlerin hayatındaki yeri ve spor yapmanın incelikleri hakkında eniyikadin.com’da Besey Melis Demirtaş’a detaylar verdi. Tüm kadınların spor yapabileceğini sadece istemesi gerektiğini vurguladı. 

Yaşamının en önemli parçası olduğunu belirttiği sporun hayatına nasıl dahil olduğunu, kalıcılığını nasıl sağladığını ve tüm meşguliyetlerin içerisine egzersizlerini nasıl dahil ettiği hakkında ince detaylar veren Mücella Öztekin tüm kadınlara tavsiyelerini sunmayı da unutmadı.

 eniyikadin.com / ÖZEL HABER
Besey Melis Demirtaş

Merhaba Mücella hanım, öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? 

 30 yaşındayım. 10 yıldır evliyim, 2 çocuk annesiyim bir oğlum ve bir kızım var. Almanya’da Gymnasium okulunu bitirdim ve ardından moda tasarım okuluna gittim. 20 yaşında evlendim. Yurt dışında iki tane güzellik merkezim var. Onun dışında, şuanda yurt dışı ve Türkiye arasında mobilya üzerine çalışmalar yapıyorum, inşallah güzel olacak. 

Spor yaklaşık kaç yıldır hayatınızda? 

Spor hep hayatımdaydı. 6 yaşından 12 yaşıma kadar taekwondo yaptım, tam o dönemler Kore’de dünya şampiyonasına katılacaktım fakat bir rahatsızlık geçirdiğim için katılamadım ve bırakmak zorunda kaldım. Dönem dönem ara versem de bir buçuk yıl aralıksız spor yapınca bağımlılık haline geldi, hedefimi her gün yükseltiyorum.

Selma Hira’nın doğumundan sonra 35 kilo verdiğiniz yansımıştı objektiflere. Her  zaman zayıf olup evlenirken 55 kilo olduğunuzu belirtmişsiniz, 107 kiloya ulaşmanızın en büyük etkenleri nelerdi?  

 Bana her zaman sen hamile olursan annen gibi olursun dediler, çünkü anneme çok benziyorum. Annem kiloluydu, bazı şeyler bilinç altında biter, demek ki bunu çok benimsemişim. Bir insanın 9 ayda 51 kilo alması için her gün bir kuzu kesip yemesi lazım, başka bir açıklaması yok bence. Bilinç altını doğru yönlendirmek önemli.

Doğumdan sonra nasıl bir beslenme şekli uyguladınız?

Ben iki kez 100 kilolardan bu kilolara düştüm. İkisi de hamilelik sürecinde oldu. Oğluma 107 kiloyla doğuma gittim, kızıma ise 100 kiloyla. İlk hamilelik sonrası çok sıkı diyet yaptım, aslında aç gezdim diyebilirim. Bir yılda 51 kilo verdim. Sürekli sıvı diyeti yaptım, her şeyi sıvı olarak tükettim. Haftada bir gün ödül veriyordum kendime ve her şeyi yiyordum. İkinci hafta sadece et, yumurta, yoğurt (dukan diyeti) yani protein tükettim. Üçüncü hafta tekrar sıvı diyeti yaptım. Dönüşümlü olarak bir yıl bu şekilde devam ettim. İkinci hamilelikten sonra çok zorlandım. Artık diyetlere sabrım kalmamıştı. Hayat böyle geçmez diyerek vücudun anatomisini araştırıp midenin aslında bir yumruk büyüklüğünde olduğunu öğrendim. Gerektiğinde günde 6 öğün yedim ama porsiyonlarım hep çorba kasesi büyüklüğünde oldu. Beyin zor alışıyor ama 6 ay sonra buna alışıyorsun ve kendiliğinden yemiyorsun. En kolay yöntem bu oldu.

En sevdiğiniz 5 egzersiz hareketi neler? 

Ağırlık çalışmayı seviyorum. Bir kadın olarak ağırlıklarım iyidir. Onun haricinde kalça, karın, iç bacak ve sırt olarak bütün çalışmaları seviyorum. Vücudumun şekillenmesi beni oldukça mutlu ediyor.

ÇOK ZORLANDIĞIM ZAMAN KARŞIMDAKİ GIDA İLE SOHBET EDERİM.

En sevdiğiniz yemek nedir?

Yeme alışkanlığımın çok sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Şeker, çikolata ve cips gibi şeyler kesinlikle tüketmem. Paketten hiçbir şey kullanmam. Yoğurduma kadar eski usul kendim mayalarım. (gülümsüyor)  Yumurta, peynir her şey köyden alınır. Mevsimlik sebze ve meyve tüketirim. Bahçemde kendi seram var, mevsime göre ne yetişiyorsa onu tüketirim. Çocuklarım için de aynısı geçerli. Cola zero çok severdim onu da bir buçuk yıldır tüketmiyorum . Çok zorlandığım zaman karşımdaki gıda ile sohbet ederim. Sen bu yaşıma kadar beni yönettin, senin yüzünden ben bu kiloları aldım, ben senden daha güçlüyüm diyorum ve işe yarıyor. (gülümsüyor)

Yapmaktan en çok hoşlandığınız aktivite nedir? 

En çok sevdiğim aktivite spor yapmak, sporsuz hayat düşünemiyorum ve spor yapmayanları anlayamıyorum. Önce spor programımı yaparım, diğer kalan programlarımı spora göre ayarlarım. Sporun maddi durumla hiçbir alakası yok, doğada yürümek koşmak var. Sosyal medyada her şey var artık. Youtube’da bin bir çeşit pilates örnekleri var, önemli olan istemek.

İSTEYİN VE O MUTLULUĞU YAŞAYIN!

En sevdiğiniz spor dalı?

Çocuklu anneler de her türlü spor yapabilir. Çocuk bebekse, bebek arabasına koyup yürüyüşe çıkarsın, öğlen uykusundayken internetten izleyerek mat çalışmaları yaparsın. İstemediğin bir şeye her zaman bir bahane vardır. İsteyin ve o mutluluğu yaşayın! Zaten bilimsel olarak da sporun vücutta mutluluk hormonu ürettiği kanıtlanmıştır.

Çocuklu kadınlara spor ile ilgili tavsiyelerde bulunmak ister misiniz? 

İlk önce çalışan anneleri buradan alkışlamak istiyorum. Hem anne olup hem kendi ayaklarının üzerinde durabilmek çok saygı duyduğum bir şey. Üretmek önemli, kendini geliştirmek önemli. Futbolcu eşiyim evde keyfime bakıp oturabilirim. Ama bu bana yakışmaz. Kendimi hem fiziksel hem de zihinsel olarak her zaman geliştirmek istiyorum. İş kuruyorum, ticaret yapıyorum ve üretiyorum. Etrafımdaki herkes bu konudaki düşüncelerimi bilir. Evde yardımcın yoksa ve çalışıyorsan akşam spor yapmak olabilir tabi ama kendini yenmek önemli. Almanya’da takip ediyorum, kadınlar sabah altıda spor salonuna gidiyorlar ve çocukları okula bırakıp ardından işe gidiyorlar. En kötü dışarıda temiz hava yürüyüşü yapıp, haftada 3 kez evde mat egzersizi yapsalar bile yeterli olacaktır.

Çalışan annelere spor konusunda ne gibi önerilerde bulunursunuz? 

Eşimle tanıştığımda Bundesliga’da oynuyorum demişti, ‘’o ne?’’ diyerek evlendim, evlendikten üç yıl sonra ofsaytın ne olduğunu öğrendim, ilgim ve bilgim sıfırdı. (gülümsüyor) Sonrasında eşimin başarısı için kendimi geliştirdim. Ne kadar birlik beraberlik olduysa her şey o kadar iyi gitti. Yirmi yaşında evlendim on yıldır evliyim, bununla büyüdüm denebilir. Sabah kalkıyorsun günün futbolla başlıyor. Sadece futbol değil, iş bu eşim parasını bununla kazanıyor.  O başarılı oldukça ben daha da mutlu oldum. Hiç bitmesin istiyorum , hep hayatımda olsun ve onca zorluklara rağmen inşallah oğlum da futbolcu olur diyorum.

KENDİNE İNAN, AYNAYA BAK

Sosyal medya hesabınızda sürekli futbol aşkınızdan bahsettiğinizi görüyorum. Sizi futbola bu denli bağlı kılan şey nedir? 

Son olarak kilolu bayanlara demek istediğim: Kendine inan aynaya bak, kafanda olmak istediğin beni canlandır, sadece canlandır ve inan. Canlandırırken ne kadar güzel bir his olduğunu aklına getir. Kendine hedef koy. Ama diyet sürecini sadece o süreçte kullanma. Hayat tarzın olarak benimse, benimse ki diyeti bırakınca kiloları geri alma. Hiçbir şey kendini sevmek kadar güzelleştiremez seni!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir