Hamile olmanın getirisi duygusal çelişkiler ve ilişkiler

hamilelik-duygusal-iliskileri-nasil-etkiler

Hamile bireylerin karşılaştığı birçok fizyolojik ve ruhsal değişimlerin olduğunu biliyoruz. Peki, hamilelikte gelişen bu değişimler hamile bireylerin duygusal ilişkilerini nasıl etkiler? Hamilelikte değişen hormon yapısı ve hamile bireylerin dönüşen fiziksellikleri, hamile bireylerde birçok çeşitli duygusal değişimler yaratmaktadır. Bunun sonucunda oluşan karmaşıklık ise duygusal ilişkileri de doğrudan etkilemektedir.

Hamilelik birçok kadın için bir merak ve heyecan konusu olarak her zaman oldukça önemli olmuştur. Keşfedilmemiş bir duygu olan hamilelik birçok kadın için belirli bir zamanın ardından bir varoluş ve yaşama biçimi oluyor. Kadına ait ‘’anne’’ kimliğini edinmek neredeyse tüm kadınlar için tarif edilemez bir heyecan niteliği taşıyor. Fakat tabi ki annelik hamilelik sürecinde başlayan, bilinmezlerle dolu bir coğrafyadır. Bu coğrafya bize kimi zaman kaygı, kimi zaman stres ve çokça da çatışmayı beraberinde getiriyor. Bunların farkında olmak, yönetebilmenin ve süreci anlamlandırıp daha huzurlu yaşayabilmenin anahtar noktasıdır. Bu dönem çiftleri yeni kimlikler kazanmaya hazırlayan, yeni roller ve sorumluluklar kazandıran kendi içinde büyük bir değişim dönemidir.

Hamilelik evresinin en çelişkili ve sınırları zorlayan kısımlarından biri ise duygusal değişimledir. Peki, bu duygusal değişimler neden oluyor? Ve beraberinde duygusal ilişkilerimizi nasıl etkiliyor?

Hamilelikte duygusal değişimler

Hamile kadınlarda en temel duygusal değişimler değişen beden algısı ile başlıyor ve sürekli değişen iniş-çıkışlı hormonal seviye kontrol edilemez bir hal alıyor. Dolayısıyla alınganlık, ağlama nöbetleri, konsantrasyon düşüklüğü, belirsizliğin getirdiği korku, değişen uyku düzeni ile beraber gelen hırçınlık oldukça olağan tepkiler. Fakat hamile bireyler ve etrafındaki ilişki içinde olduğu insanlar için bu yeni dönem ve inşa edilmiş ilişkilerin biçimlerinin değişen hali oldukça idare etmesi zor bir hal alabilir. Ayrıca hamilelik döneminde yepyeni bir duygusal ilişki daha gelişir: anne-bebek ilişkisi. Anne karnında yer alan minicik bir varlığın dünyaya gelmeden önce kurduğu ilk ilişki anneyle olacaktır. Anne-bebek arasındaki bu tarifsiz ilişkinin gelişimi tabi ki var olan diğer ilişkiler tarafından bazen anlaşılmaz ya da zorlayıcı gibi gelebilir. Bunun olağan olduğunun bilincinde olmak ve bu süreci huzurla yaşamak için tüm bunları kabullenerek keşfetmeye açık bir hamilelik süreci bireyler için keyifli ve unutulmaz bir deney alanı olabilir.

Hamilelikte duygusal destek

Her kadın için hamilelik dönemi unutulmaz ve belki de en özel zaman dilimlerinden biridir. Bir kadının yaşayacağı her hamilelik bile kendi içinde birbiri ile benzetilemeyecek derece kendine has bir dönemdir. Bunu olabildiğince güzel yaşamak için hamilelik dönemi ile ilgili tıbbi bilgilerin olabildiğince bilincinde olmak, her döneminin getirisine, sürecine ve anne adayını nelerin beklediğine dair bilinçlenmek ilk yapmamız gereken eylem olmalı. Bunun dışında etrafımızdaki kişilerden destek almaktan çekinmemeli, özellikle eşimizden bu desteği talep etmenin en doğal hakkımız olduğunu kendimize sık sık hatırlatabilmeliyiz. Çiftlerin birbirleriyle bu süreci paylaşmaya açık olması çok önemlidir. Bu sizin kurduğunuz duygusal ilişkileri dengeleyecek, hem kendiniz ve bebeğiniz arasındaki yeni gelişen ilişkiyi de çözümlemenizi kolaylaştıracaktır. Böylece iniş-çıkış gösteren hormonları kontrol altına almak da daha mümkün olabilir. Ve asla unutulmaması gereken bir noktada şudur ki asla mükemmel ebeveyn olmak mümkün değildir, yolda oluşacak bazı hatalar, problemler ve sorunlar elbet olacaktır. Bunların çiftler arasında ifade edilebilmesi, beraber ortak hayallerin kurulabilmesi ve paylaşımsal bir ilişki inşa edilmesi çok önemlidir.

Unutmayın, anneliğe ilk adım atılan bu dönem aynı zamanda kocaman bir sorumluluğa yelken açmadan önceki son dönemlerden de biridir. Bu süreci olabildiğince güzel ve naif yaşamak için etrafınızdaki ilişkilerin çalkantılarının sizi yıkmasına izin vermemek, kendi içinizdeki duygusal değişimleri de sürecin bir parçası olarak kabul etmek hem sizi, hem anneliğinizi, hem bebeğinizi hem de ilişkilerinizi olumlu yönde etkileyecek en önemli adımdır.

Merhaba Ben Merve, part-time yazar, tam zamanlı bir anneyim. 26 yaşındayım 2 yaşında Ayaz adında bir oğlum var. Araştırarak ve oğlumdan öğrendiklerimi eniyikadın.com okuyucuları için derliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir